Turkish
SEMAVÎ : Ottoman Turkish
Gökle alâkalı, semaya dair ve müteallik. * İnsan eseri olmayan, vahiyle gelmiş bulunan
SEMAÎ : Ottoman Turkish
İşitmekle öğrenilen. İşitmeğe dair ve müteallik. * Gr: Bir kaideye bağlı olmayan, işitilmekle öğrenilen
SEMAÎ MÜENNES : Ottoman Turkish
Bir kaideye bağlı olarak müennes işareti olmayıp kelimenin aslında müenneslik var gibi kabul edilen ve işitilmekle öğrenilen müennes kelime. (Bak: Müennes-i semaî)
SEMBOL : Ottoman Turkish
Fr. Kararlaştırılmış bir mânası olan işaret. Bir mânanın şekil veya madde halinde gösterilmiş sureti
SEMBOL : Ottoman Turkish
timsal, mânâlı işaret
SEMCER : Ottoman Turkish
Çok su katılmış olan süt
SEMDAR : Ottoman Turkish
f. Zehirli
SEMED : Ottoman Turkish
Devamı gelmeyen sarnıç suyu
SEMEHDER : Ottoman Turkish
Geniş, bol, vâsi
SEMEK : Ottoman Turkish
Balık
SEMEK : Ottoman Turkish
alık
SEMEL : Ottoman Turkish
Sarhoşluk
SEMELE (SÜMLE) : Ottoman Turkish
Kap dibinde kalan azıcık su
SEMEN : Ottoman Turkish
f. Yâsemin
SEMEN : Ottoman Turkish
yağ, değer
SEMEN-BU : Ottoman Turkish
f. Yâsemin gibi kokan, yâsemin kokulu
SEMEN-FAM : Ottoman Turkish
f. Yâsemin renkli, rengi yâsemin gibi olan
SEMEN-İ MİSL : Ottoman Turkish
Ehl-i vukuf tarafından hakiki kıymetini tâyin etme
SEMEN-İ MÜSEMMA : Ottoman Turkish
İki tarafın isteğiyle değerlendirilen kıymet
SEMEN-İ RÂYİC : Ottoman Turkish
Geçer değer, o zamanki kıymeti, fiyatı
SEMEND : Ottoman Turkish
f. Çevik ve güzel at
SEMENİ : Ottoman Turkish
paha, değer
SEMENÎ : Ottoman Turkish
Tereyağı
SEMER : Ottoman Turkish
Geceleyin kıssa söylemek, hikâye anlatmak
SEMER(E) : Ottoman Turkish
Meyve, yemiş mahsul. Verim. Netice
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani