Turkish
Turkish
SENABİL : Ottoman Turkish
Sünbüller. Başaklar
SENAF : Ottoman Turkish
Deve bağlanan ip. * Deve göğüsü
SENAGÛ : Ottoman Turkish
f. Medheden, öven, sena eden
SENAHAN : Ottoman Turkish
f. Medheden, alkışlayan, öven
SENAKÂR : Ottoman Turkish
f. Öven. Medheden
SENAKÂRANE : Ottoman Turkish
f. Senakârlıkla. Övercesine. Medheden birine yakışır şekilde
SENAM : Ottoman Turkish
(C.: Esnâm-Esnime) Deve hörgücü. * Her nesnenin yücesi, yükseği
SENAN : Ottoman Turkish
Parlak, ziyâdar, ışıklı
SENANİR : Ottoman Turkish
(Sinnevr. C.) Kediler
SENAVER : Ottoman Turkish
f. Medheden, öven
SENAVERÎ : Ottoman Turkish
f. Birisini medhedene, övene ait. Senakârane
SENAYA : Ottoman Turkish
Öndeki dört dişler, ön dişler
SENBER : Ottoman Turkish
Her umuru bilen, her işten anlayan
SENBOL : Ottoman Turkish
(Bak: Sembol)
SENC : Ottoman Turkish
f. Ölçen, tartan, değerlendiren
SENCE : Ottoman Turkish
(C.: Senecât) Terazi taşı
SENCEREF : Ottoman Turkish
Sülügen adı verilen kızıl taş
SENCİDE : Ottoman Turkish
f. Ölçülmüş, tartılmış, değerli. * Tam yerinde söylenmiş söz
SENCİLAT : Ottoman Turkish
Bir cins koku
SENCİLEYİN : Ottoman Turkish
Senin gibi
SENDEL : Ottoman Turkish
f. Sandal. * Sandal ağacı
SENDERE : Ottoman Turkish
Büyük kile. * Ok yapılan bir nevi ağaç. * Sür'at, hız
SENDÜVE : Ottoman Turkish
(C.: Senâdâ) Meme
SENE : Ottoman Turkish
Yıl
SENE : Ottoman Turkish
yıl
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani