Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
SIRP : Ottoman Turkish

Yugoslavya'da yaşayan bir kavim adı. Veya o kavimden birisi

SIRR : Ottoman Turkish

Şiddetli ateş veya soğuk

SIRR-I EHADİYET : Ottoman Turkish

Ehadiyetin sırrı, mânası, kuvvet ve te'siri

SIRR-I TEKLİF : Ottoman Turkish

İnsanların dünyaya gelip, Allah (C.C.) tarafından vazifelendirilmelerinin hikmeti. Dünyaya gelip vazife sahibi olmanın sırrı. (Bak: Teklif)

SIRRAN : Ottoman Turkish

Gizli olarak, gizlice

SIRRDAŞ : Ottoman Turkish

Birbirinin sırrını bilen. * Sır saklıyan

SIRRE : Ottoman Turkish

Soğuk rüzgâr. Şiddetli soğuk. * Şiddetli sayha, çığlık

SIRRENTENEVVERET : Ottoman Turkish

görünmeden nurlandırma, îman hakikatlarını örtülü hizmetlerle yayma

SIRRÎ : Ottoman Turkish

(Sırriyye) Sır ile, gizlilik ile ilgili

SIRSIR : Ottoman Turkish

Çekirgeye benzer bir hayvan

SITAT : Ottoman Turkish

Husumet, düşmanlık

SITMA : Ottoman Turkish

ir hastalık

SIVAD-I A'ZAM : Ottoman Turkish

(Bak: Sevad-ı a'zam)

SIVAR : Ottoman Turkish

(C.: Sirân-Asvire) Sığır sürüsü. * Misk kabı

SIYAGAT : Ottoman Turkish

Kuyumculuk

SIYAH : Ottoman Turkish

(Sayha. C.) Bağırmalar, çığlıklar, haykırışlar, feryadlar

SIYAH-I MÂTEM : Ottoman Turkish

Mâtem feryadları

SIYAL : Ottoman Turkish

(Sıyâlet) Saldırma, hamle etme, üzerine atılma

SIYAM : Ottoman Turkish

(Savm. C.) Oruçlar. (Bak: Oruç, Ramazan)

SIYAM : Ottoman Turkish

oruçlar

SIYAN : Ottoman Turkish

Elbise saklama yeri, sandık

SIYANET : Ottoman Turkish

Koruma veya korunma. Himaye veya muhafaza

SIYAR : Ottoman Turkish

(C.: Sirân-Asvire) Misk kabı. * Sığır sürüsü

SIYAS(İ) : Ottoman Turkish

(Sıysa. C.) Kaleler, kal'alar. * Köşkler. * Sığınacak yerler

SIYDANE : Ottoman Turkish

(C.: Saydân) Taş çömlek