Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
SIYK : Ottoman Turkish

Kesif toz ve fena ter kokusu

SIYSA : Ottoman Turkish

(C.: Sıyâs) Kale. Kal'a. * Sığınacak yer. * Köşk

TA : Ottoman Turkish

Kur'anın alfabesinde üçüncü harfin adıdır. Ebcedî değeri 400'dür

TA KEY : Ottoman Turkish

f. Ne vakte kadar?

TA' (TAE) : Ottoman Turkish

Alçak, iniş yer. * Başı aşağı etmek

TA'AN(E) : Ottoman Turkish

(Ta'n. dan) Çok zemmedip yeren. Çekiştiren

TA'B : Ottoman Turkish

Latife etmek, şaka yapmak

TA'BİD : Ottoman Turkish

Mükerrem etmek. * Katran bulaştırmak. * Hizmet etmek. * Zelil etmek. * Zelil etmek, kepaze yapmak

TA'BİE : Ottoman Turkish

Karıştırmak. * Beslemek, terbiye etmek. * Hazırlamak

TA'BİR : Ottoman Turkish

(Tâbir) İfade, anlatma. Söz. Mânası olan söz. Deyim. * Terim. * Rüya yorma. (Ubur. dan) Herhangi bir şeyden ve hâdiseden, başka bir hak ve faydalı mânaya geçmek, intikal etmek ve ibretlendirmek ve ders almak

TA'BİR-İ SAMEDANÎ : Ottoman Turkish

Allah'a mahsus tâbir. Kur'an'da beyan buyurulan en iyi tabir

TA'BİRAT : Ottoman Turkish

(Ta'bir. C.) Tabirler. İfade şekilleri. Anlatmalar

TA'BİYE : Ottoman Turkish

"Askerleri bir arazide düşmana karşı tam tedbir ve nizam üzere yerleştirme. * Muharebe toplarının yeri, istihkâm parçası. * Muvaffakiyet için kullanılan vâsıtalar. (""Tabya"" yanlıştır)"

TA'CİB : Ottoman Turkish

Hayrete düşürme, şaşırtma

TA'CİF : Ottoman Turkish

Arkalamak. * Doymaya yakın olana kadar yemek

TA'CİL : Ottoman Turkish

Acele ettirme, hızlandırma

TA'CİLÂT : Ottoman Turkish

(Ta'cil. C.) Çabuklaştırmalar. Acele ettirmeler. Hızlandırmalar

TA'CİM : Ottoman Turkish

Noktalama, noktalatma

TA'CİN : Ottoman Turkish

(Acn. dan) Hamur yapma, yoğurma, hamur hâline getirme

TA'CİZ : Ottoman Turkish

(Acz. den) Huzursuz kılmak, rahatsız etmek, sıkıntı vermek, canını sıkmak. * Eğlendirmek. * Âciz etmek. * Kadının ihtiyarlayıp âcizleşmesi

TA'CİZÂT : Ottoman Turkish

(Ta'ciz. C.) Tacizler. Rahatsız etmeler, sıkıntı vermeler

TA'DAD : Ottoman Turkish

Sayı saymak. Sayıp dökmek. Birer birer söylemek. Sıralamak

TA'DİD : Ottoman Turkish

Sayma. * Hazırlanma, hazırlanılma

TA'DİL : Ottoman Turkish

(Adl. den) Aslına zarar vermeden değiştirmek. Tebdil etmek.* Hafifletmek. * Doğrulaştırmak. Vasat hale koymak

TA'DİL-İ ERKÂN : Ottoman Turkish

"Fık: Namazın bütün rükünleri, esaslarını usulüne uygunca yerine getirerek ve namazın tertib ve düzeninin hakkını vererek kılmak. Meselâ
""Secdeyi sükunetle yerine getirmek ve iki secde arasında ""Sübhânallah"" diyecek kadar doğrularak oturmak. Kıyamda ve rüku'dan sonraki kıyamda sükunet üzere olmak ve namazın bütün duâlarını dikkatle okumak. Namazın her rüknünü yerine getirmek, acele ile kılmamak"" gibi."