Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
TABASBUSÂT : Ottoman Turkish

yaltaklanmalar

TABASSUR : Ottoman Turkish

(Basar. dan) Dikkatle bakıp, esasını kavrama. Dikkatle gözetiş

TABAVER : Ottoman Turkish

(Tâb-âver) f. Güçlü, kuvvetli. Dayanıklı. Dayanan

TABAYİ : Ottoman Turkish

tabiatlar, temel özellikler

TABAYİ' : Ottoman Turkish

Mizaçlar, tabiatlar, huylar. Yaratılışlar

TABAYİ'-İ ESASİYE : Ottoman Turkish

Temel ve esas olan tabiatlar, karakterler, yaradılışlar. * Toprak, su, hava gibi veya oksijen, hidrojen karbon, azot gibi unsurların hususiyetleri

TABAYİ'-İ ZİRUH : Ottoman Turkish

Ruhlu mahlukatın yaratılışları

TABAŞİR : Ottoman Turkish

"""Hind hıyarı"" denilen bir deva."

TABB : Ottoman Turkish

Âdet. * Maharet. Ustalık. * Âlim

TABBAH : Ottoman Turkish

(C.: Tabbahîn) (Tabh. dan) Aşçı

TABBAHÎN : Ottoman Turkish

(Tabbah. C.) Aşçılar

TABBAL : Ottoman Turkish

Davulcu

TABBAĞ : Ottoman Turkish

Kılıç yapan kimse

TABDADE : Ottoman Turkish

f. Parlatılmış, yandırılmış

TABDAR : Ottoman Turkish

f. Işıklı, parlak. Büklümlü, kıvrımlı

TABDARÎ : Ottoman Turkish

f. Parlaklık

TABDİH : Ottoman Turkish

f. Işık veren. * İplik bükücü

TABE : Ottoman Turkish

"(Tayyib. den) "" İyi ve temiz olsun"" mânasınadır."

TABE-İ ZER : Ottoman Turkish

Altun tava. * Mc: Güneş

TABEL : Ottoman Turkish

(Tâbil) (C.: Tevâbil) Yemeklere konulan baharat

TABEN : Ottoman Turkish

(Tabâne-Tabâniye) Akıllılık

TABENDE : Ottoman Turkish

f. Işık veren, parlayan

TABERZED : Ottoman Turkish

Bir cins şeker

TABERÎ : Ottoman Turkish

(Ebu Cafer Muhammed bin Cerir İbn-i Yezid) (Hi:
310) İslâm tarihçisi ve müfessiri olup Taberistan'da doğmuş, 7 yaşında Kur'anı hıfz edip bütün ömrünü ilme vakf etmiştir. Babasının adına izafetle Ceririye adlı bir fıkıh mektebi kurmuştur. İbn-i Cerir-et Taberî adı meşhurdur. Kur'an-ı Kerimin bütün kat'i sarih mânâlarını müteselsilen, an'aneli senetle menba-ı Risalete îsal ederek tefsirini yazmıştır

TABESEHER : Ottoman Turkish

Sabaha kadar