Turkish
TAHAVVÜL : Ottoman Turkish
(Hâl. den) Birinden diğerine geçmek. Tebdil olunmak, değişmek. Dönmek. Bir hâlden başka bir hâle geçmek
TAHAVVÜL : Ottoman Turkish
değişme
TAHAVVÜLÂT : Ottoman Turkish
(Tahavvül. C.) Tahavvüller. Değişmeler
TAHAVVÜLÂT : Ottoman Turkish
değişmeler
TAHAVVÜLÂT-I KÜLLİYE : Ottoman Turkish
Büyük değişiklikler
TAHAVVÜLÂT-I ZERRAT : Ottoman Turkish
"Zerrelerin tahavvülü.(Tahavvülât-ı zerrat, Nakkaş-ı Ezelî'nin kalem-i kudreti, kitab-ı kâinatta yazdığı âyât-ı tekviniyenin hengâmındaki ihtizazatı ve cevelânıdır. Yoksa; maddiyyun ve tabiiyyunların tevehhüm ettikleri gibi tesadüf oyuncağı ve karışık, mânasız bir hareket değildir. Çünkü; bütün mevcudat gibi zerreler ve her bir zerre, mebde-i hareketinde ""Bismillah"" der. Çünkü nihayetsiz, kuvvetinden fazla yükleri kaldırır. Ve buğday dânesi kadar bir çekirdeğin koca bir çam ağacı gibi bir yükü omuzuna alması gibi... Hem vazifesinin hitamında ""Elhamdülillah"" der. Çünkü: Bütün ukulü hayrette bırakan hikmetli bir cemâl-i san'at, faydalı bir hüsn-ü nakş göstererek Sâni-i Zülcelâl'in medâyihine bir kaside-i medhiye gibi bir eser gösterir. Meselâ: Nar ve mısıra dikkat et. S.)"
TAHAVVÜN : Ottoman Turkish
Eksilmek. * Ziyafet vermek. * Söz vermek, ahdetmek
TAHAVVÜR : Ottoman Turkish
Tezlik, acelecilik
TAHAVVÜS : Ottoman Turkish
Bahadırlık, kahramanlık. * Sefer niyyetiyle bir yerde durmak
TAHAVÜZ : Ottoman Turkish
Birbirini cenkten men'etmek. Dövüşten alıkoymak
TAHAYYÜL : Ottoman Turkish
(C.: Tahayyülât) Hayale getirmek. Hayalde canlandırmak. Fikir kurmak. (Bak: Dimağ)
TAHAYYÜL : Ottoman Turkish
hayâl etme
TAHAYYÜLÂT : Ottoman Turkish
(Tahayyül. C.) Tahayyüller, hayale dalmalar, hayalde canlandırmalar
TAHAYYÜR : Ottoman Turkish
Beğenip seçmek, muhayyer olmak
TAHAYYÜR : Ottoman Turkish
şaşakalma
TAHAYYÜRÂT : Ottoman Turkish
(Tahayyür. C.) Hayrete düşüp şaşakalmalar. Hayran olmalar
TAHAYYÜZ : Ottoman Turkish
(Hayz. den) Yer tutmak, yer almak. * Ehemmiyet kazanmak. * Fiz: Herhangi bir cismin boşlukta yer alması
TAHAYYÜZ : Ottoman Turkish
yer tutma
TAHAZ : Ottoman Turkish
Birbirini kandırmak, aldatmak
TAHAZHUZ : Ottoman Turkish
Suyun deprenmesi, hareket etmesi
TAHAZZU' : Ottoman Turkish
(Huzu. dan) Alçakgönüllülük gösterme. Mütevazi olma
TAHAZZUR : Ottoman Turkish
(Hazır. dan) Hazır bulunma. Hazır olma
TAHAZZÜB : Ottoman Turkish
(Hizb. den) Toplanma, birikme. Küçük topluluk meydana getirme
TAHAZZÜN : Ottoman Turkish
Hazineye girmek. * Yığılmak
TAHAZZÜN : Ottoman Turkish
irikme
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani