Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
TAHDİS-İ NİMET : Ottoman Turkish

"Cenab-ı Hakk'a karşı şükrünü edâ etmek ve teşekkür etmek maksadiyle nâil olduğu nimeti anlatmak, onunla sevincini ve şükrünü bildirmek. (Bak: Küfran-ı ni'met)(Bâzan tevâzu', küfran-ı ni'meti istilzam ediyor, belki küfran-ı ni'met olur. Bâzan da tahdis-i ni'met, iftihar olur. İkisi de zarardır. Bunun çâre-i yegânesi ki; ne küfran-ı ni'met çıksın, ne de iftihar olsun. Meziyet ve kemalâtları ikrar edip, fakat temellük etmiyerek, Mün'im-i Hakiki'nin eser-i in'âmı olarak göstermektir. Meselâ: Nasılki murassa' ve müzeyyen bir elbise-i fâhireyi biri sana giydirse ve onunla çok güzelleşsen, halk sana dese: ""Mâşâallah çok güzelsin, çok güzelleştin. ""Eğer sen tevazu'kârâne desen: ""Hâşâ!.. Ben neyim, hiç. Bu nedir; nerede güzellik?"" O vakit küfran-ı ni'met olur ve hulleyi sana giydiren mahir san'atkâra karşı hürmetsizlik olur. Eğer müftehirane desen: ""Evet ben çok güzelim, benim gibi güzel nerede var, benim gibi birini gösteriniz... ""O vakit, mağrurane bir fahirdir.İşte, fahirden, küfrandan kurtulmak için demeli ki: ""Evet ben güzelleştim, fakat güzellik libasındır ve dolayısiyle libası bana giydirenindir; benim değildir."" M.)"

TAHDİSÂT : Ottoman Turkish

Anlatmalar. Rivayet etmeler. * Teşekkürle bildirmeler. * Hadis anlatmalar

TAHDİŞ : Ottoman Turkish

(Hadeş. den) Kurcalamak. Tırmalamak. * İncitmek. * Kaşımak

TAHDİŞ : Ottoman Turkish

kurcalama

TAHDİŞ-İ EZHAN : Ottoman Turkish

Zihinleri kurcalamak, tırmalamak

TAHDİŞAT : Ottoman Turkish

(Tahdiş. C.) Tırmalamalar. Kurcalamalar

TAHDÎS : Ottoman Turkish

şükürle söyleme

TAHDÎSİNÎMET : Ottoman Turkish

şükür için kendine verilen nimeti söyleme

TAHE : Ottoman Turkish

Helâk oldu, berbad oldu (meâlinde fiil)

TAHF : Ottoman Turkish

Gam, tasa

TAHFE : Ottoman Turkish

Mekân, mevzi

TAHFİF : Ottoman Turkish

(Hıffet. den) Hafifletme, yükünü azaltma. Kolaylaştırma. * Lâyıkı vechiyle hürmet etmemek. * Maddî-manevî bir ızdırabı azaltmak. * Kelimelerin bazı harflerini terketmekle telâffuzunu kolaylaştırmak

TAHFİF : Ottoman Turkish

hafifleştirme

TAHFİFÂT : Ottoman Turkish

"(Tahfif. C.) Hafifletmeler; yükünü eksiltmeler, kolaylaştırmalar."

TAHFİL : Ottoman Turkish

Koyunun sütü çoğalsın diye birkaç gün sağmayıp bırakmak

TAHFİR : Ottoman Turkish

Utandırmak. * Aman vermek

TAHFİZ : Ottoman Turkish

Aşağı indirmek. * Asan etmek, kolaylaştırmak

TAHH : Ottoman Turkish

Kırmak

TAHHAN : Ottoman Turkish

(Tahn. dan) Değirmenci, öğütücü

TAHHANE : Ottoman Turkish

Çokluk deve. Deve sürüsü. * Çok asker

TAHİ : Ottoman Turkish

Çekilmiş. Uzatılmış. * Kesret, çokluk

TAHİN : Ottoman Turkish

Darı unu. * Öğütülmüş tahıl. * Şekerle karıştırılarak helvası yapılan öğütülmüş susam

TAHİNE : Ottoman Turkish

(C.: Tavâhin) Öğütücü diş, azı dişi

TAHİR : Ottoman Turkish

Yüksek nefes

TAHİR(E) : Ottoman Turkish

Temiz. Pâk. Abdesti bozacak veya guslü icab ettirecek şeylerden birisiyle özürlü olmayan. * Zâhir ve bâtında bütün ayıp ve kirlerden temiz, pâk olduğu için Hz. Peygamberimize de (A.S.) bu isim verilmiştir. * Müzikte: Makam ismi