Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
TAZYİK : Ottoman Turkish

"Daraltmak, sıkıştırmak. * İcbar etmek. * Sıkıntı ve ızdırab vermek. * Zorlama, baskı. * Fiz: Bir kuvvet harcayarak yapılan basma veya itme işi. Basınç. Katı cisimler, üzerine konuldukları satıhlara; sıvılar, içinde bulundukları kabın hem dibine ve hem de yanlarına; gazlar ise, içinde kapalı oldukları kabın her tarafına basınç yaparlar."

TAZYİKAT : Ottoman Turkish

(Tazyik. C.) Tazyikler. Sıkıştırmalar. Baskılar. Zorlamalar. * Basınçlar

TAZYÎK : Ottoman Turkish

askı, sıkıştırma

TAZYÎKÂT : Ottoman Turkish

tazyikler, baskılar, sıkıştırmalar

TAÎ : Ottoman Turkish

Arabistan'da mevcut Tay kabilesinden olan

TAĞİ : Ottoman Turkish

azgın, haktan sapan, saptıran

TAĞİYANE : Ottoman Turkish

azgınca

TAĞLİB : Ottoman Turkish

galip getirme

TAĞLİT : Ottoman Turkish

yanıltma, bulandırma

TAĞUT : Ottoman Turkish

azgın, sapkın, îmansız, ilâh gibi saygı gören, heykellerine bile saygı duyulan, sapan ve saptıran

TAĞUTÎ : Ottoman Turkish

tağutla ilgili

TAĞYİR : Ottoman Turkish

aşkalaştırma, değiştirme, bozma

TAĞYİRÂT : Ottoman Turkish

tağyirler

TAĞŞİŞ : Ottoman Turkish

karıştırma

TAŞAŞ : Ottoman Turkish

Nezleye benzer bir hastalık

TAŞNAK : Ottoman Turkish

Ermenilerin kurduğu bir örgüt

TAŞR : Ottoman Turkish

Zayıf yağan yağmur

TAŞRA : Ottoman Turkish

Hariç ve dış taraf. * İstanbul harici olan memleket. * Merkez-i hükümet hâricinde olan yerler

TAŞRA : Ottoman Turkish

istanbul dışındaki yerler

TAŞRAH : Ottoman Turkish

Hurma ağacı

TAŞT : Ottoman Turkish

Büyük leğen

TAŞT-GEN : Ottoman Turkish

f. Leğenci. * Leğen yapan

TAŞŞ (TAŞİŞ) : Ottoman Turkish

Yağmur çisintisi

TE : Ottoman Turkish

f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $
Baştan başa

TE'BİD : Ottoman Turkish

(C.: Te'bidât) (Ebed. den) Ebedileştirme, sonsuzlaştırma