Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
TELEMMÜC : Ottoman Turkish

Yemek artığını dil ile ağızda aramak. * Tatmak. * Yemek

TELEMMÜK : Ottoman Turkish

Tatmak. * Yemek

TELEMMÜS : Ottoman Turkish

(Lems. den) El ile dokunma

TELEMMÜZ : Ottoman Turkish

Tatmak. * Yemek. * Dili ağızda döndürüp yemek kırıntısı aramak

TELEMMÜZ : Ottoman Turkish

talebelik

TELEPATİ : Ottoman Turkish

yun. Gelecekte veya uzakta olan bir hâdiseyi o anda duyma hâli

TELEPATİ : Ottoman Turkish

gelecekte veya uzaktaki bir hâdiseyi hissetme hâli

TELESKOP : Ottoman Turkish

Fr. Gök cisimlerini görmek için kuvvetli dürbün

TELESKOP : Ottoman Turkish

gök dürbünü

TELESLÜS : Ottoman Turkish

Tereddüt etmek, karar verememek

TELESSÜM : Ottoman Turkish

Yaşmaklanma

TELEVİZYON : Ottoman Turkish

Fr. Elektromanyetik dalgalar vasıtasıyla hareketli veya hareketsiz şekillerin resmini uzaklara nakletme usulü. * Bunun alıcı cihazı. (Bak: Celb-i suret, Radyo)

TELEVVÜM : Ottoman Turkish

Muntazır olmak, beklemek, gözlemek. * Kabul etmemek

TELEVVÜN : Ottoman Turkish

(Levn. den) (C.: Televvünât) Renkten renge girme. Renk değiştirme. * Döneklik, kararsızlık

TELEVVÜN : Ottoman Turkish

enkten renge girme

TELEVVÜS : Ottoman Turkish

Kirlenmek. Pislenmek. Bulaşıp murdar olmak

TELEVVÜS : Ottoman Turkish

kirlenme, pislenme

TELEYYÜN : Ottoman Turkish

(Leyn. den) Yumuşak. Yumuşak olmak. Sulanmak

TELEYYÜS : Ottoman Turkish

Arslan yürekli olma, arslan yürüyüşlü olma

TELEZZÜC : Ottoman Turkish

(Lüzucet. den) Yapışkan olma. * Çekilip uzanmak

TELEZZÜZ : Ottoman Turkish

Tat ve zevk almak. Zevklenmek

TELEZZÜZ : Ottoman Turkish

lezzet alma

TELEZZÜZAT : Ottoman Turkish

lezzet almalar

TELFİ' : Ottoman Turkish

Başını örtmek

TELFİF : Ottoman Turkish

Bürünme, sarma, örtme