Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
VECİBE-İ NEZAKET : Ottoman Turkish

Nezâket borcu

VECİH : Ottoman Turkish

güzel, hoş, uygun

VECİHÎ : Ottoman Turkish

Veche ait. Veche dair

VECİZ : Ottoman Turkish

Kısa, öz, derli toplu. Muhtasar olup mufassal olmayan. * Az sözle çok mâna ifâdesi

VECİZ : Ottoman Turkish

zengin mânâlı kısa söz

VECİZE : Ottoman Turkish

Edb: İbaresi kısa, mânası geniş olan çok kıymetli söz, özlü söz. Kısa, veciz söz

VECNE : Ottoman Turkish

(C: Vecenât) Elmacık, yanaktaki yumrucuk

VECR : Ottoman Turkish

(C.: Evcâr) Mağara

VECÎBE : Ottoman Turkish

orç hükmünde vazife

VECÎZE : Ottoman Turkish

zengin mânâlı kısa söz

VEDA' : Ottoman Turkish

"Ayrılık. * Ayrılışta selâmlamak. * ""Allah'a ısmarladık"" demek."

VEDAD : Ottoman Turkish

Dostluk. Sevme. Sevgi. (Bak: Vidad)

VEDD : Ottoman Turkish

Dostluk. Sevgi, muhabbet

VEDİ : Ottoman Turkish

Küçük abdest bozduktan sonra çıkan beyazımsı su

VEDİ' : Ottoman Turkish

Başkasının malını saklamaya memur kimse

VEDİA : Ottoman Turkish

Emanet

VEDİATULLÂH : Ottoman Turkish

Allah'ın emaneti

VEDİD : Ottoman Turkish

Sevgisi çok olan

VEDK : Ottoman Turkish

Yağmur. Yağmurun damlaması. * Alışıp üns ve ülfet etmek. Yakın olmak. (Bak: Vadk)

VEDUD : Ottoman Turkish

"Çok şefkatli. Kendisine çok sevgi beslenen. Cenâb-ı Hak.(Vedud ismine mazhar olan muhakkıkin-i evliya: ""Bütün kâinatın mâyesi, muhabbettir. Bütün mevcudatın harekâtı muhabbetledir. Bütün mevcudattaki incizab ve cezbe ve câzibe kanunları, muhabbettendir."" demişler.) (Vedud ismine mazhar bir kısım evliya: Cennet'i istemiyoruz, bir lem'a-yı muhabbet-i İlâhiye ebeden bize kâfidir, demişler. S.)"

VEDÂ : Ottoman Turkish

ayrılık

VEDÂNÂME : Ottoman Turkish

veda yazısı

VEDÎA : Ottoman Turkish

emanet

VEDÛD : Ottoman Turkish

çok sevilen, Allah

VEDÛDİYET : Ottoman Turkish

sevilir olma, kendini sevdirme