Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
VEFRET : Ottoman Turkish

Çokluk, bolluk

VEFZ : Ottoman Turkish

(C: Evfaz) Evmek, acele etmek

VEFZA : Ottoman Turkish

(C: Evfaz) Ok yayı konulan ve beylik denilen kap

VEGA' : Ottoman Turkish

Kavga gürültüsü. Harp yerinden çıkan sesler. Savt. Patırtı

VEGAB : Ottoman Turkish

(C: Evgab) Korkak kimse. * İri gövdeli büyük deve

VEGADET : Ottoman Turkish

Akılsızlık. * Adilik, bayağılık, aşağılık, alçaklık

VEGAR : Ottoman Turkish

Gazap, kin, öfke, hiddet

VEGD : Ottoman Turkish

(C: Evgad) Alçak adam

VEGF : Ottoman Turkish

Görme zayıflığı

VEGİF : Ottoman Turkish

Yürüme sürati. * Ses sürati, ses hızı

VEGİK : Ottoman Turkish

Davar yürürken karnından çıkan ses

VEGİR : Ottoman Turkish

Kızmış taş üstüne koyarak pişirilen et

VEGİRE : Ottoman Turkish

Kızmış taş ile sıcaklık verilerek pişirilen süt

VEGNE : Ottoman Turkish

Geniş küp

VEGRE : Ottoman Turkish

Sıcaklığın çok olması

VEHAK : Ottoman Turkish

Avcı kemendi

VEHAMET : Ottoman Turkish

(Bak: Vahamet)

VEHB : Ottoman Turkish

Hibe. Bağış. Vergi

VEHBÎ : Ottoman Turkish

Doğuştan. Allah vergisi. Çalışmakla kazanılmayıp Allah'ın (C.C.) lütfu ile olan

VEHBÎ : Ottoman Turkish

Allah vergisi

VEHC : Ottoman Turkish

Alevli olmak. Alev ile yanmak. Parlamak

VEHD(E) : Ottoman Turkish

(C: Vihad) Derin vadi. Uçurum

VEHEC : Ottoman Turkish

Ateş sıcaklığı

VEHECAN : Ottoman Turkish

Ateşin alevlenmesi. * Işıklandırmak, ziya vermek