Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
VEHMÎ : Ottoman Turkish

vehimle ilgili

VEHN : Ottoman Turkish

Gevşeklik, kuvvetsizlik. * Zayıf. * Gövdesi kalın ve kısa adam. * Gece yarısı. Gece yarısından bir saat sonraki zaman

VEHN : Ottoman Turkish

gevşeklik

VEHNANE : Ottoman Turkish

Zayıf kadın

VEHS : Ottoman Turkish

Bir işe girişip ısrar ile devamlı uğraşmak

VEHT : Ottoman Turkish

(C: Vihât) Vurmak. * Kırmak

VEHTIYY : Ottoman Turkish

Ufak üzüm

VEHUB : Ottoman Turkish

Verimi fazla, vergisi çok

VEHVAH : Ottoman Turkish

Yaban eşeğinin anırtısı

VEHVEHE : Ottoman Turkish

Atın kendi gövdesini parça parça etmesi

VEHY : Ottoman Turkish

Gevşeme, yırtma

VEHZ : Ottoman Turkish

Katı nesne. * Kovmak, deft'etmek

VEHÂMET : Ottoman Turkish

güçlük, tehlike

VEK' : Ottoman Turkish

Akrep sokmak

VEKA' : Ottoman Turkish

Ayak parmaklarından baş parmağın, şehâdet parmağı üstüne gelmesi

VEKAD : Ottoman Turkish

Sığır bağladıkları ip

VEKAHAT : Ottoman Turkish

Hayâsızlık. Utanmazlık. Edebsizlik. (Bak: Vakahat)

VEKAR : Ottoman Turkish

(Bak: Vakar)

VEKAYÎ : Ottoman Turkish

vakalar, olaylar

VEKB : Ottoman Turkish

Dikilmek

VEKC : Ottoman Turkish

Ulaşmak, varmak

VEKDE : Ottoman Turkish

(C: Viked) Gitmek

VEKEBAN : Ottoman Turkish

Derece derece yürümek

VEKEF : Ottoman Turkish

Günah. * Abes ve boş. * Ayıp. * Eksiklik

VEKEL : Ottoman Turkish

Zayıf adam