Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
ZEYF : Ottoman Turkish

(C.: Ziyâf
Züyuf
Ezyâf) Kalp ve silik para veya akçe

ZEYG : Ottoman Turkish

Şübhe. Doğruluktan ayrılma. * Bir tarafa meyletme. * Yanılma. * Kamaşma

ZEYH : Ottoman Turkish

(Zeyhân) Zulüm etmek. Haktan uzaklaşmak

ZEYHAN : Ottoman Turkish

Zulüm etmek. Zâlimlik yapmak

ZEYİL : Ottoman Turkish

zeyl, ek

ZEYL : Ottoman Turkish

Ayırma. Tefrik

ZEYL : Ottoman Turkish

zeyil, ek, ilave, etek

ZEYLEN : Ottoman Turkish

Ek olarak. İlâve ederek

ZEYLEN : Ottoman Turkish

ek olarak

ZEYLİYÂT : Ottoman Turkish

İlâve ve ek olarak yazılan şeyler

ZEYN : Ottoman Turkish

Zinet, süs. Süslemek

ZEYN : Ottoman Turkish

süs, süsleme

ZEYN-AB : Ottoman Turkish

(Kürdçe) Su kaynağı, pınar

ZEYN-ÜD DİN : Ottoman Turkish

Dinin süsü, dinin zineti

ZEYN-ÜL ABİDİN : Ottoman Turkish

(Zeynel âbidîn) Lügat mânası: İbadet edenlerin zineti. * (Hi:
94) Oniki İmamın dördüncüsü olan zât (R.A.). Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın torunu olan Hazret-i Hüseyin'in ortanca oğlu. Asıl adı: Ali'dir. Tâbiînin büyüklerindendir. Medine-i Münevvere'de vefat etmiştir. (Rahmetullâhi Aleyh)

ZEYNAB : Ottoman Turkish

gölcük

ZEYNEB : Ottoman Turkish

Eski fetva metinlerinde kadını temsil eden isimlerden biri. * Gül. (Bak: Hatice)

ZEYNEB : Ottoman Turkish

gül

ZEYR : Ottoman Turkish

Eksilmek

ZEYT : Ottoman Turkish

Zeytinyağı. Yağ

ZEYT : Ottoman Turkish

zeytin yağı

ZEYTUN : Ottoman Turkish

Zeytin

ZEYTUNÎ : Ottoman Turkish

Zeytin renginde olan

ZEYY : Ottoman Turkish

(Bak: Ziyy)

ZEYYAL : Ottoman Turkish

Kuyruklu. * Uzun etekli