Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İHTİYAR : Ottoman Turkish

Yaşlanmış kimse. Yaşlı. * Ist: İstek, arzu. Razı olmak. Katlanmak. Seçmek. Tensib etmek. Seçilmek. (Bak: İrade)

İHTİYAR ELDEN GİTMEK : Ottoman Turkish

Mc: Kendini zaptedememek, hiddet ve gazaba gelmek, irâdeyi kaybetmek

İHTİYAR-I CÜZ'Î : Ottoman Turkish

(İhtiyar-ı cüz'iye) İnsanın küçücük ihtiyarı, iradesi. Pek az, zayıf ihtiyar. (Bak: Cüz'-i ihtiyarî)

İHTİYAR-I KÜLFET : Ottoman Turkish

Külfete katlanma

İHTİYAR-I ZAHMET : Ottoman Turkish

Zahmet ve meşakkate katlanma

İHTİYARİYAT : Ottoman Turkish

Yapılması insanın kendi elinde olan şeyler

İHTİYARÎ : Ottoman Turkish

Mecburi olmayan. İsteğe bağlı. Bir kimsenin isteğine bırakılmış olan

İHTİYAT : Ottoman Turkish

Sakınmak. İşleri iyi düşünmek. Tedbirlilik. İşlerde basiret üzere bulunmak. Yedek

İHTİYAT HAZİNESİ : Ottoman Turkish

"Tar: Savaş ve diğer fevkalâde masraflara karşılık olmak üzere sarayda biriktirilen paralar. Gelirleri havass-ı hümayun hâsılatı, ganimetlerin beşte biri ve başka hükümdarlardan gelen hediyelerdi. Buna ""iç hazine"" veya ""enderun hazinesi"" de denilirdi."

İHTİYATEN : Ottoman Turkish

İhtiyat ederek, ilerisini düşünerek

İHTİYATKÂR : Ottoman Turkish

f. İhtiyatlı, ilerisini düşünen

İHTİYATKÂRANE : Ottoman Turkish

f. İhtiyatla, sakınganlıkla

İHTİYATÎ : Ottoman Turkish

İhtiyatla alâkalı. Gelecek zamana ait olan

İHTİZA : Ottoman Turkish

Ateş yakıp alevlendirme

İHTİZA' : Ottoman Turkish

Tevazu. Gönül alçaklığı. Alçak gönüllülük

İHTİZAB : Ottoman Turkish

(Saç, sakal v.s.yi) boyama

İHTİZAM : Ottoman Turkish

Kemer takma, kuşak bağlama

İHTİZAN : Ottoman Turkish

Birisini işinden alıkoyma. * Çocuğu besleme

İHTİZAR : Ottoman Turkish

Hazer etmek. Korunmak. Sakınmak

İHTİZAZ : Ottoman Turkish

Hafif titremek. Deprenmek. * Şevk ile meyil ve hareket. Harekete geçme. * Sallanma, sıçrayıp oynama

İHTİZAZÎ : Ottoman Turkish

İhtizaza ait. Titremekle alâkalı

İHTİŞA' : Ottoman Turkish

Tam olarak dolma. * Yastık veya döşek gibi bir şey edinme

İHTİŞAD : Ottoman Turkish

Toplanmak, birikmek, yığılmak

İHTİŞAM : Ottoman Turkish

Debdebe. Şanlı görünüş. * Etbâ dairesi ve takımının kalabalığı

İHTİŞAR : Ottoman Turkish

Büyük kafalı olma, koca başlı olma. * Toplanma, cem' olma