Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İLHA' : Ottoman Turkish

Boş şeylerle meşgul etmek. Gaflet

İLHAB : Ottoman Turkish

Tutuşturma, alevlendirme. * İltihaplandırma, şişirip kızartma

İLHAD : Ottoman Turkish

Zulüm yapma, eziyet etme

İLHAF : Ottoman Turkish

İstemekle ısrar etme, zorlama

İLHAH : Ottoman Turkish

Zorlamak. Israr etmek. Bir şeyin kabulü için son derece üstüne düşmek

İLHAHAT : Ottoman Turkish

(İlhah. C.) Direnmeler, zorlamalar

İLHAK : Ottoman Turkish

İlâve etmek, eklemek. Katmak

İLHAM : Ottoman Turkish

Söverek ve hakaret ederek onur kırma

İLHAMAT : Ottoman Turkish

İlhamlar. Allah tarafından kalbe gelen mânalar

İLHAMÎ : Ottoman Turkish

İlham ile elde edilen ve nâil olunan. İlham ile alâkalı. * Erkek adı

İLHAN : Ottoman Turkish

Tar: Cengizlilerin İran kolunun Hülâgu hanedanının hükümdarlarına verilen ünvan

İLHANLILAR : Ottoman Turkish

İlhanlılar hanedanı ve bu hanedanın idare ettiği XIII. asrın sonu ve XIV. asrın ilk yarısında yaşayan bir yakındoğu imparatorluğu

İLHANÎ : Ottoman Turkish

İlhanlık. İlhanla alâkalı. İlhanın idare ettiği devlet şekli, imparatorluk. Bu idareye bağlı memleketler. İlhan olma hâli

İLHAZ : Ottoman Turkish

Yan bakışla bakma

İLİK : Ottoman Turkish

t. Elbisenin düğme geçmeye mahsus deliği. * Kemiğin içinde bulunan madde

İLİM : Ottoman Turkish

(Bak: İlm)

İLKA' : Ottoman Turkish

Koymak, bırakmak. Terk etmek. Öne atmak

İLKAAT : Ottoman Turkish

Zararlı sözlerle şaşırtmak. * Bırakmalar, terk etmeler

İLKAH : Ottoman Turkish

Döllenmek. Döllemek. Gebe bırakmak. Aşılamak. * Tıb: İki ayrı cins hücrenin birleşmesi

İLKAHAT : Ottoman Turkish

(İlkah. C.) İlkahlar, döllemeler, gebe bırakmalar

İLKAM : Ottoman Turkish

Yutturma, boğazından geçirtme

İLKAN : Ottoman Turkish

Çabuk ezberleme

İLKBAHAR : Ottoman Turkish

t. Mart, nisan ve mayıs aylarını içine alan mevsim

İLKE : Ottoman Turkish

(Bak: Unsur
Umde
Mebde')

İLKEL : Ottoman Turkish

(Bak: İbtidâi)