Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İLTİHAF : Ottoman Turkish

Parlama, yanma

İLTİHAK : Ottoman Turkish

Karışmak. Katılmak. Yetişmek. Bitişmek

İLTİHAM : Ottoman Turkish

Yaranın iyi olup ağzının kapanması, etlenerek iyileşmesi. * Muharebenin kızışması

İLTİHAP : Ottoman Turkish

(Bak: İltihab)

İLTİHAS : Ottoman Turkish

Açlık veya susuzluktan dolayı soluma

İLTİHAT : Ottoman Turkish

Öfkelenme, kızma, gazaba gelme, hiddet etme

İLTİKA : Ottoman Turkish

Rast gelmek. Buluşmak. Kavuşmak. * Kavuşturulmak

İLTİKA' : Ottoman Turkish

İnsanın rengi değişmek. Benzi sararmak

İLTİKAM : Ottoman Turkish

(Lokma. dan) Lokma etme, yutma

İLTİKAT : Ottoman Turkish

Yere düşen şeyi almak. * Toplamak. Çeşitli kitaplardan bilgi toplamak. (Bak: Lükata)

İLTİMA : Ottoman Turkish

Sararıp solmak. Renk değiştirmek

İLTİMA' : Ottoman Turkish

Parıldamak. Işıldamak. * Kapıp almak

İLTİMA-İ KEVAKİB : Ottoman Turkish

Yıldızların parıldaması

İLTİMAH : Ottoman Turkish

(Lemh. den) Bir şeye şaşkın şaşkın bakınma

İLTİMAM : Ottoman Turkish

Bir kimseyi ziyaret etme. * Konma, konup durma

İLTİMAS : Ottoman Turkish

Tavsiye. Rica. İstirham. * Kayırmak, tutmak, haksız olarak yardımda bulunmak. * Yapılmasını isteme

İLTİMASAT : Ottoman Turkish

(İltimas. C.) İltimaslar, tavsiyeler, ricalar. * Kayırmalar, tutmalar

İLTİMASGERDE : Ottoman Turkish

f. İltimas edilen, kayırılan

İLTİMASNAME : Ottoman Turkish

f. İltimas mektubu. Kayırma yapılması için yazılan mektub

İLTİSAK : Ottoman Turkish

Rutubetlenmek, ıslanmak

İLTİSAK-I ECFAN : Ottoman Turkish

Tıb
Ağrı ve sızıdan dolayı gözkapaklarının birbirine bitişmesi

İLTİSAKÎ : Ottoman Turkish

İltisakla alâkalı. * Yapışan, birleşen. Kavuşan, bitişen

İLTİSAM : Ottoman Turkish

Örtünmek, yaşmaklanmak, ağzını örtmek. * Öpmek, takbil eylemek, öpülmek

İLTİSAM-I NİSVAN : Ottoman Turkish

Kadınların örtünmeleri

İLTİTAM : Ottoman Turkish

Dalgalanma, temevvüc