Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İLÂN-I HARB : Ottoman Turkish

Savaş açma. Harb ilân etme

İLÂN-I İFLÂS : Ottoman Turkish

Tüccarın işinde güçsüzlüğünü yani iflâs ettiğini resmî olarak söyleyip açığa vurması

İLÂN-I TEKVİNÎ : Ottoman Turkish

Umumi âfetler ve gök taşları düşmesi gibi Cenab-ı Hakk'ın tekvinî âyetleri ve ibretli hâdiseleri ile hakaik ve hikmet-i İlâhiyesini ilân edip bildirmesi

İLÂVETEN : Ottoman Turkish

İlâve olarak, ekliyerek, katarak, arttırarak

İLÇE : Ottoman Turkish

t. İdarî bakımdan vilâyetten sonra gelen yer. Kaza. Kaymakamlık

İM'AN : Ottoman Turkish

Fazla dikkat ve ihtimam. Bir şeyde çok ileri gitmek. * Bir adamın hakkını ikrar eylemek. * Pek uzağa koşmak ve bir hususta hakkı mütecaviz olmak üzere, mübalâğa ve içtihad etmek

İM'AN-I NAZAR : Ottoman Turkish

"Bir işi dikkatle düşünmek; inceden inceye bakmak ve tedkik etmek."

İMA : Ottoman Turkish

İşaret etmek. İşaretle anlatmak. İşaret

İMA' : Ottoman Turkish

(Emen. C.) Câriyeler, kadın esirler

İMAAT : Ottoman Turkish

(İmâ. C.) İşaretler. İmâlar

İMAD : Ottoman Turkish

Direk, kolon. * Temel, esas. * Kuvvet. * Bir kavmin reisi ve başta geleni. * Yüksek bina

İMAD-ÜD DİN : Ottoman Turkish

Dinin direği

İMAEN : Ottoman Turkish

İşaret vererek. İşaret ederek

İMALAT : Ottoman Turkish

(İmale. C.) İmaleler. Meylettirmeler. Eğmeler

İMALE : Ottoman Turkish

Bir tarafa meylettirmek. Bir tarafa eğmek. * Benzetmek. * Mal vermek. * Edb: Bir heceyi vezne uydurmak için uzatarak okumak

İMAM : Ottoman Turkish

Öne geçmek. * Önde ve ileride olan. Delil ve rehber. * Cemaate namaz kıldıran. * İçtihad sahibi zat. Mezheb sahibi olan. * Bir mahallenin lüzumlu işlerine ve içtimaî vazifelerine nezaret eden. * Müslümanların imamı olan halife ve askerlerin başı. Sultan. Hâkim. Reis. * Ümmetin reisi. İslâm hükümetlerinde Devlet Reisi. * Hz. Ali (R.A.) neslinden gelen zât. * Dershanede günlük talim ve dersler için talebelerin önlerine konan tahtalar. * Kıble tarafı

İMAM-I A'ZAM : Ottoman Turkish

(Hi:
150) Hanefi Mezhebinin imamı. Asıl ismi: Ebu Hanife Nu'man bin Sâbit'tir. Bağdatlı olup Abbasiler devrinde yaşamıştır. Fıkıh ilminin en ileri geleni olup, bu ilmin tedvin ve tervicinde çok büyük hizmet etmiştir. Böyle zâtların vicdan-ı umumiye nezdinde idareyi, hak ve adalette selâmet için, mânevi mürakabeleri çok ehemmiyetli bir husus olduğundan, teklif edilen Kadılık Makamını, hapse ve işkencelere mâruz kaldığı halde kabul etmemiştir. Kudsi vazifesi, siyasetçe muhtelif düşünen müslümanların hepsine şâmil olması sebebi ile bilfiil siyasete girmemiştir. (K.S.)

İMAM-I ALİ (R.A.) : Ottoman Turkish

(Bak: Ali-ül Murtaza)

İMAM-I ALİ NAKİ : Ottoman Turkish

(Hi:
254) Eimme-i İsnâ Aşer'den onuncu zât olup, manevi büyük nüfuz ve takva sahibi, ehl-i kemal bir zâttır. Ali İbn-i Muhammed Hâdi diye de bilinir. (R.A.)

İMAM-I ALİ RIZA : Ottoman Turkish

"(Hi: 153 de Medine-i Münevvere'de doğmuştur.) Eimme-i İsnâ Aşer'in yedincisidir. İmam-ı Musa Kâzım'ın oğludur. Tus; yani Meşhed'de medfun olup kabri ziyaretgâhtır. (R.A.)"

İMAM-I BEYHAKÎ : Ottoman Turkish

(Bak: Beyhaki)

İMAM-I BUHARÎ : Ottoman Turkish

(Bak: Buhari.)

İMAM-I BUSİRÎ : Ottoman Turkish

"(Mi:
1295) İmam-ı Muhammed bin Said ""Busayrî"" diye bilinir. Kaside-i Bür'e ve Hemziyesi ile meşhur üstün bir İslâm şâiridir."

İMAM-I CA'FER-İ SÂDIK : Ottoman Turkish

"(Hi:
148) Hazret-i Ali'nin (R.A.) torununun torunudur. Medine-i Münevvere'de yaşamıştır. Annesi, Hazret-i Ebu Bekir'in soyundandır. Mânevi nüfuzu çok ileri idi, dine büyük hizmetleri görüldü. Demiştir ki: ""Kim nefsi için nefsi ile mücâhede ederse, keramete kavuşur, kim de Allah için nefsi ile mücâhede ederse, Allah'a kavuşur."" Eimme-i İsnâ Aşerin altıncısıdır. (K.S.)"

İMAM-I EBU YUSUF : Ottoman Turkish

"(Hi:
182) İmam-ı A'zam'ın fıkha dair eserlerini te'lif etmiştir. Fıkıh sahasının büyük imamlarındandır. Dedesi Sahabe-i Kiramdan Sa'd'dır. (R.A.) İmam-ı Muhammed'le ikisine Fıkıh kitablarında ""İmameyn"" denir. (K.S.)"