Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İNTAF : Ottoman Turkish

Kabahat yükleme

İNTAK : Ottoman Turkish

Edb: Söylemeğe kabiliyeti olmayanı söyletmek. Onun nâmına konuşmak. Nutka getirmek, söyletilmek. Dile getirmek

İNTAK-I Bİ-L HAK : Ottoman Turkish

Hakk'ın söyletmesi. Cenab-ı Hakk'ın konuşturması. İnayet-i Hak ile hakikatı olduğu gibi dile getirmek

İNTAN : Ottoman Turkish

Pis kokma. Fenâ kokma. * Mikrobun sebebiyet verdiği şey, hastalık

İNTANİYE : Ottoman Turkish

Fena koku ve mikropluluğa dâir, mikroplu hastalıkla alâkalı

İNTANÎ : Ottoman Turkish

Mikroplu, mikroptan meydana gelen

İNTAŞ : Ottoman Turkish

(Tohum) toprakta çimlenme

İNTİAZ : Ottoman Turkish

Kuvvetlenme, kıvama gelme. * Kalkma

İNTİAŞ : Ottoman Turkish

Yorgunluktan sonra canlılık hissetme. Canlılık. * Hastalıktan sonra iyileşip kalkma. * Geçinme. * (Yıkılan adam) doğrulup kalkma

İNTİBAC : Ottoman Turkish

Hastalıktan dolayı vücutta hâsıl olan şişkinlik

İNTİBAH : Ottoman Turkish

Uyanıklık, göz açıklığı. Hassasiyet. Agâh ve münebbih olmak. Hakikatı ve hakkı anlayıp yanlıştan, fenadan dönmek. * Sinirlerin uyanması. Uzuvların harekete gelmesi

İNTİBAK : Ottoman Turkish

(Bak: İntıbak)

İNTİBAR : Ottoman Turkish

Kabarma, şişme

İNTİCAM : Ottoman Turkish

Sona erme, nihayet bulma. Tamamlanma, tamam olma

İNTİCAS : Ottoman Turkish

Bulaşma, murdar olma

İNTİDAM : Ottoman Turkish

Kolayca ele geçme. Kolay bir şekilde elde etme

İNTİFA' : Ottoman Turkish

Fayda te'min etmek. Menfaatlanmak

İNTİFAD : Ottoman Turkish

Huk: Bir şeyi tamamen alma. Tükenme, bitme

İNTİFAH : Ottoman Turkish

Şişkinlik. Şişmek. Kabarmak. * Vücud organlarından birinin büyümesi

İNTİFAH-I BATNÎ : Ottoman Turkish

Karnın, gazların birikmesinden dolayı şişmesi

İNTİFAL : Ottoman Turkish

Nafile namaz kılma

İNTİFAÂH-I RİE : Ottoman Turkish

Akciğerin şişmesi

İNTİHA : Ottoman Turkish

Son, nihayet, uç.İNTİHA'
Eğilme. Dayanma, yaslanma

İNTİHA-PEZİR : Ottoman Turkish

f. Sona eren, nihâyet bulan

İNTİHAB : Ottoman Turkish

Kapışmak. Yağma suretiyle mal almak