Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İNTİSAH : Ottoman Turkish

Verilen öğütü dinleme, edilen nasihatı tutma

İNTİSAK : Ottoman Turkish

Sıra ile düzgün olma, intizamlı oluş

İNTİSAR : Ottoman Turkish

Yardım etmek. * Hakkını tamamen almak. * Öc ve intikam almak

İNTİTAK : Ottoman Turkish

Kemer veya kuşak bağlama

İNTİYAH : Ottoman Turkish

Ağlama, göz yaşı dökme

İNTİYAT : Ottoman Turkish

Kendi reyi ile davranma, kendi istek ve iradesi ile hareket etme. * Asılı kalma

İNTİZA' : Ottoman Turkish

Koparıp alma, çekip koparma

İNTİZAC : Ottoman Turkish

Çok ağlama, fazlaca göz yaşı dökme. * Tıb: Çıbanın olgun hâle gelmesi

İNTİZAH : Ottoman Turkish

Suç ve kabahattan sıyrılma. Temize çıkma. * Def-i hâcet yaptıktan sonra temizlenme. Tahâretlenme

İNTİZAM : Ottoman Turkish

Tertib, düzen, düzgünlak ve nizam üzere olmak

İNTİZAMPERVER : Ottoman Turkish

f. Her şeyi tertib ve düzenli yapan. İntizâmı çok seven

İNTİZAMIN İLCAI : Ottoman Turkish

İntizamın zorlaması, mecbur etmesi, muztar kılması

İNTİZAR : Ottoman Turkish

Adamak, nezretmek

İNTİŞA' : Ottoman Turkish

Neş'et etme, gelişme, yetişme, neşv ü nemâ bulma

İNTİŞAB : Ottoman Turkish

Odun veya mal biriktirme. * Tutulup kalma

İNTİŞAK : Ottoman Turkish

Burna bir şey çekmek

İNTİŞAR : Ottoman Turkish

Dağılmak. Yayılmak. Üremek. * Tıb: Yorgunluktan damar şişip kabarmak. Umumileşmek

İNTİŞAR-I ARZANÎ : Ottoman Turkish

Hedefin sağ veya sol taraflarına düşen mermilerle, hedef arasında kalan mesafe

İNTIBA' : Ottoman Turkish

Görüş ve anlayış. Kalb ve ruhta hâsıl olan te'sir. * Matbu' olmak, tab' olmak, basılmak

İNTIBAAT : Ottoman Turkish

(İntiba'. C.) Edinilen intibalar

İNTIBAH : Ottoman Turkish

Pişmek, pişirilmek

İNTIBAH-I TAAM : Ottoman Turkish

Yemeğin pişmesi

İNTIBAK : Ottoman Turkish

(Tıbk. dan) Uygun olmak, muvâfakat. Mutabık, mümâsil ve muvâfık olmak

İNTIBAKAT : Ottoman Turkish

(İntıbak. C.) Uygun ve münasib gelmeler. Mutabık gelmeler

İNTILAK : Ottoman Turkish

Koyverip gitme. Salıverme, yollama. * Sevinme