Turkish
İNŞAİYYE : Ottoman Turkish
İnşâât işleriyle uğraşanlar. Bina ve gemi yapma işleriyle meşgul olanlar
İNŞAK : Ottoman Turkish
Koklatma. Buruna kokulu bir şey çektirme. * Tuzağa veya ağa iliştirme
İNŞAR : Ottoman Turkish
Ölüyü diriltme. (Bu fiil, Allah'a mahsus olmak kaydiyle: İnşar-ı emvat denir.)
İNŞAT : Ottoman Turkish
Ferahlandırma. Neş'elendirme. Sürurlandırma
İNŞAZ : Ottoman Turkish
Yükseltme
İNŞAÎ : Ottoman Turkish
İnşaya, yapıya dâir ve müteallik. * Güzel yazmağa dâir
İNŞİAB : Ottoman Turkish
Şubelendirme. Ayırma. Şubelere ayrılma. * Bölük bölük olma. * Dalbudak verme
İNŞİAL : Ottoman Turkish
Alevlenme, şulelenme
İNŞİBAB : Ottoman Turkish
Gençleşme, delikanlı olma
İNŞİBAK : Ottoman Turkish
Şebeke şeklinde olma. * Balık ağı gibi birbirine geçme
İNŞİHAB : Ottoman Turkish
Fışkırma
İNŞİHAB-I DEM : Ottoman Turkish
Kanın fışkırması
İNŞİKAK : Ottoman Turkish
İkiye ayrılma. Çatlama. Yarılma
İNŞİKAK SURESİ : Ottoman Turkish
Kur'an-ı Kerim'in
Suresi olup İnşakkat suresi de denir. Mekkî'dir
İNŞİKAK-I ASÂ : Ottoman Turkish
Değneğin kırılması. * Mc: İhtilaf, karışıklık, ikilik. Birliğin bozulması
İNŞİKAK-I KAMER : Ottoman Turkish
"Ay'ın parçalanması. Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü vesselâmın mu'cizesi eseri olarak gökte ay'ın en parlak olduğu bir zamanda ikiye ayrılması. (...Hem Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) mütevatir ve kat'i bir mu'cize-i kübrası ""Şakk-ı Kamer"" dir. Evet, şu ""İnşikak-ı Kamer"" çok tariklerle mütevatir bir surette, İbn-i Mes'ud, İbn-i Abbas, İbn-i Ömer, İmâm-ı Ali, Enes, Huzeyfe gibi pek çok eâzım-ı sahâbeden müteaddid tariklerle haber verilmekle beraber, Nass-ı Kur'an ile $ âyeti, o mu'cize-i kübrâyı âleme ilân etmiştir. O zamanın inatçı Kureyş müşrikleri, şu âyetin verdiği habere karşı inkâr ile mukabele etmemişler, belki yalnız ""sihirdir"" demişler. Demek kâfirlerce dahi Kamerin inşikakı kat'idir. M.)"
İNŞİLAL : Ottoman Turkish
Şiddetle dökülerek akma. * (Su) uçurumdan dökülerek şelâle meydana getirme
İNŞİMAR : Ottoman Turkish
Sallana sallana yürüme
İNŞİNAC : Ottoman Turkish
Buruşma. Derinin buruşması
İNŞİNAC-I VECH : Ottoman Turkish
Yüz buruşması
İNŞİRAH : Ottoman Turkish
Ferahlanmak, mesrur olmak
İNŞİRAH SURESİ : Ottoman Turkish
Kur'an-ı Kerimin
Suresidir
İNŞİRAH-I DERUN : Ottoman Turkish
İç açılması, ferahlama
İNŞİRAK : Ottoman Turkish
Çatlama, yarılma, ayrılma. Yarık olma. Parlama
İNŞİRAM : Ottoman Turkish
Yarık yarık olma
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani