Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İRTİDA : Ottoman Turkish

(Ridâ. dan) Örtünme, bürünme

İRTİDA' : Ottoman Turkish

Dinin yasak ettiği şeyleri yapmama, geri durma

İRTİDAD : Ottoman Turkish

Din değiştirmekle mürted olmak. İslâmiyetten çıkarak dinsiz olmak. * Geri dönmek. (Bak: Mürted)

İRTİDAF : Ottoman Turkish

(Redif. den) Ardından gitme, ardına düşme, peşinden koşma

İRTİFA ALMAK : Ottoman Turkish

Öğle vakti, güneşin yüksekliğini ölçerek zamanı belirlemek. * Yükselmek

İRTİFA' : Ottoman Turkish

Yükseklik. * Yukarı kalkmak. Kaldırmak. Terakki

İRTİFAD : Ottoman Turkish

Kazanma, kesbetme, kazanıp kâr etme

İRTİFAEN : Ottoman Turkish

Yükseklikçe, yükseklik bakımından

İRTİFAK : Ottoman Turkish

Bir yere dayanma. * (Kap) dolma. * İhtiyaç duyma. * Arkadaşlık etme. * Tıb: İki kemiğin hareketsiz kalmak üzere mafsallanması

İRTİFAS : Ottoman Turkish

Fiatların yükselmesi, pahalılık

İRTİGAB : Ottoman Turkish

(Rağbet. den) Heveslendirme, isteklendirme, rağbet ettirme

İRTİHA' : Ottoman Turkish

Katılma, karışma

İRTİHAL : Ottoman Turkish

Bir yerden başka yere göçmek, gitmek. Nakl-i mekân etmek. * Ölmek

İRTİHAL-İ DÂR-I BEKÂ : Ottoman Turkish

Dâr-ı bekaya göçme. Ölme

İRTİHAN : Ottoman Turkish

(Rehn. den) Bir şeyi rehin olarak alma veya alınma

İRTİHAS : Ottoman Turkish

Ucuz saymak veya sayılmak

İRTİHAZ : Ottoman Turkish

Rezil rüsvay olma. Kepaze olma.İRTİKA'
Yükselme, yukarı çıkma. * Daha yüksek yerlere ve mevkilere erişme. Yüksek derecelere ulaşma

İRTİHAŞ : Ottoman Turkish

Rahatsız olma, huzuru kaçma. Sıkıntı ve ıztırâb içinde bulunma

İRTİKAB : Ottoman Turkish

Bekleme, gözleme. * Ümit etme, umma

İRTİKAK : Ottoman Turkish

Söz gücü olan kimsenin, söz söylemekten âciz kalması

İRTİKAM : Ottoman Turkish

Yığılma, üst üste birikme

İRTİKAS : Ottoman Turkish

Baş aşağı olmak. * Bir hâdiseye yakalanmak

İRTİKAZ : Ottoman Turkish

(Rekz. den) Dikilme. * Bağlanma. * Tıb: Nabız atma

İRTİKAŞ : Ottoman Turkish

Harpte askerlerin birbirine karışması

İRTİKÂ' : Ottoman Turkish

Güvenme, dayanma