Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İSMETPENAH : Ottoman Turkish

İsmetlü, ismetmeâb

İSMİD : Ottoman Turkish

Sürme taşı. * Cenab-ı Peygamber'in kullandığı ve tavsiye ettiği bir cins kırmızı sürme

İSMİRAR : Ottoman Turkish

(Semrâ. dan) Esmerleşme, kara olma, kararma

İSMİYYET : Ottoman Turkish

İsim olma hâli, isimlilik

İSMÎ : Ottoman Turkish

"(İsmiyye) İsme mensub, isimle alâkalı. İsmen olup aslen olmayan, varlığı isimden ibâret olan. İsim cinsinden. * Arabçadan iki isimden, yani; müsned ile müsned-i ileyhten mürekkep cümle."

İSMÎ VE SIFATÎ : Ottoman Turkish

İsme ve sıfata ait

İSNA : Ottoman Turkish

Yukarı kaldırmak, yükseltmek. * Değerini yükseltme. * Ateş alevinin yükselmesi. * Bir sene bir yerde kalmak

İSNA AŞER : Ottoman Turkish

Oniki

İSNAD : Ottoman Turkish

Bir söz veya haberi birisine nisbet etmek. * Peygamberimiz'in (A.S.M.) sözlerini sırası ile kimlerden nakledildiğini bildirmek. * Bir nesneye, bir şeye dayanmak. * Birisi için, bir şeyi yaptı demek. İftira etmek

İSNAD-I EFİKE : Ottoman Turkish

Yalan isnad etme. İftira atma

İSNADAT : Ottoman Turkish

(İsnad. C.) İsnadlar. Bir kimseye yükletilenler, nisbet edilenler

İSNADİYYAT : Ottoman Turkish

İsnad ile ilgili düşünceler. * Aslı esası olmadığı halde birisine isnad edilen sözler

İSNADÎ : Ottoman Turkish

İsnad etmekle alâkalı

İSNAF : Ottoman Turkish

Yel ve toz savurma

İSNAK : Ottoman Turkish

Mal, mülk, servet ve makamın, insanı azdırması

İSNAM : Ottoman Turkish

Ateşin alevi büyüme. * Duman ve toz havaya çıkma

İSNAN : Ottoman Turkish

İki. * Pazartesi

İSNEVÎ : Ottoman Turkish

İki ile alâkalı. * Pazartesi günü ile alâkalı. * Her pazartesi günleri oruç tutan kimse

İSNEYN : Ottoman Turkish

İki. (2) * Pazartesi günü

İSNEYNİYYET : Ottoman Turkish

İkilik, ikiden ibaret olma

İSPAH : Ottoman Turkish

(İspeh) f. Asker, nefer, er

İSPANYOL : Ottoman Turkish

İspanyalı

İSPANYOL HASTALIĞI : Ottoman Turkish

Grip, nezle. Paçavra hastalığı. (İlk önce İspanya'da farkına varıldığı için bu isimle meşhur olmuştur.)

İSPARÇENE : Ottoman Turkish

İtl. Halatın üzerine sarılan kendir ve ip. * Halatı meydana getiren üç boy bükmenin beheri

İSPEHBED : Ottoman Turkish

f. Başbuğ, hükümdar, hâkan, kağan