Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İSTANBUL EFENDİSİ : Ottoman Turkish

İstanbul kadıları (hâkimleri). Bu tabir hicri 1000 tarihinden sonra kullanılmağa başlanmış ve daha sonraları terkolunmuştur

İSTAR : Ottoman Turkish

Yüzletme, astar çekme. * (C.: Esâtir) Altıbuçuk dirhem ağırlığında (
5 gr.) bir ölçü. * Dört tane. * Dört veya dört buçuk miskal

İSTARE : Ottoman Turkish

Perde, zar

İSTASYON : Ottoman Turkish

Fr. Demiryolu durağı

İSTATİSTİK : Ottoman Turkish

Fr. Bir neticeye varmak veya bir hüküm çıkarmak için metodlu olarak mevcud lüzumlu şeyleri toplayıp sayı hâlinde göstermek işi ve bu işle meşgul olan ilim

İSTEBRAK : Ottoman Turkish

İpekten mâmul ve sırma ile işlenmiş bir çeşit kumaş. Kalın ipek kumaş

İSTEL : Ottoman Turkish

f. Göl

İSTEM : Ottoman Turkish

Zulüm ve sitem

İSTENBE : Ottoman Turkish

f. Cesur, yiğit, bahadır, kahraman. * Çirkin. * Kâbus

İSTİ'BAD : Ottoman Turkish

Köle edinmek, esir almak

İSTİ'BAR : Ottoman Turkish

İbret alma, ders alma. * Rüya tabir ettirme

İSTİ'CAB : Ottoman Turkish

(Aceb. den) Şaşma, taaccüb etme, hayrette kalma

İSTİ'CAL : Ottoman Turkish

Acele olmasını istemek. Acele etmek

İSTİ'DA : Ottoman Turkish

Medet, yardım istemek

İSTİ'DAD : Ottoman Turkish

Bir şeyin kabulüne ve kazanılmasına olan fıtrî meyil. * Kabiliyet. Akıllılık. Anlayışlılık. Allah Teâlâ Hazretlerinin (C.C.) insanlara ve sâir mahluklara tevdi buyurduğu kabiliyet kuvveleri

İSTİ'DAD-ŞURE : Ottoman Turkish

f. Verimsiz istidad. Çorak yerin kabiliyeti

İSTİ'DADAT : Ottoman Turkish

(İsti'dad. C.) İstidadlar, kabiliyetler, yetenekler

İSTİ'FA : Ottoman Turkish

Affını, azlini, bağışlanmasını istemek. * Kendisinin memuriyetten affını taleb etmek

İSTİ'FA-YI KUSUR : Ottoman Turkish

Özür dileme

İSTİ'FAF : Ottoman Turkish

Kötü şeylerden çekilmek. * İffetlilik iddia etmek

İSTİ'KAB : Ottoman Turkish

Birisinin kusurlarını, ayıplarını arraştırmak

İSTİ'KAF : Ottoman Turkish

Bir yere kapanma. Bir yerde kendini hapsetme

İSTİ'LA : Ottoman Turkish

(Ulüv. den) Yükselmek. Üste çıkmak. Yüce olmak. Terfi' eylemek. Galib olmak. * Gr: Bir şeyin bir şey üzerine çıkması. * Tecvidde: Harf okunduğu zaman dilin, üst damağa kalkmasına denir. (Bak: Müsta'liye)

İSTİ'LAC : Ottoman Turkish

(İlâc. dan) İlaç isteme

İSTİ'LAM : Ottoman Turkish

(İlm. den) Bilgi edinmek için yüksek bir makamdan alt makama sorulma. * Yazı ile bilgi isteme