Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İSTİHDA' : Ottoman Turkish

(Hüdâ. dan) İrşad ve hidâyet istemek. Hak, hakikat, imân ve İslâmiyet yolunu istemek

İSTİHDAF : Ottoman Turkish

Hedef edinmek, hedef saymak. * Hedef gibi karşıda durmak. * Erişilmek istenilen netice ve gaye

İSTİHDAM : Ottoman Turkish

"Bir hizmette kullanmak, hizmete almak, hizmet ettirmek. * Edb: Bir çok mânâsı olan bir kelimenin her mânâsına muvâfık kelime söylemek. Meselâ: ""Avcınızın attığı da, sözleri de saçma idi"" cümlesinde olduğu gibi."

İSTİHDAR : Ottoman Turkish

(İstihzar) Hazırlama

İSTİHDAS : Ottoman Turkish

Bir şeyi sonradan ve yeniden elde etmek

İSTİHFA' : Ottoman Turkish

Gizlenme, saklanma

İSTİHFAF : Ottoman Turkish

Küçük ve aşağı görmek, küçümsemek, tahkir ve tahfif etmek

İSTİHFAFKÂR : Ottoman Turkish

f. Ehemmiyet vermeyerek. Küçümsemek suretiyle. Tahfif ve tahkir ederek

İSTİHFAFKÂRANE : Ottoman Turkish

f. Küçümseyerek, küçük görerek, hafifseyerek, ehemmiyet vermeyerek

İSTİHFAZ : Ottoman Turkish

Hıfzetmek. Korumak. Muhafaza etmek. Bir şeyin muhafaza olunmasını birisinden rica etmek

İSTİHKAK : Ottoman Turkish

Kazanılan şey, hak edilen. * Hakkını almak. Hakkını istemek

İSTİHKAK-I HARS : Ottoman Turkish

Huk: Bir yerde ziraatçılık yapma hakkına sahib olma

İSTİHKAR : Ottoman Turkish

Hakaret etmek. Küçük görmek. * Hakir görülmek. Hor bakılmak

İSTİHKÂM : Ottoman Turkish

Sağlamlık. Metin olmak. Kuvvetli ve dayanıklı olmak. * Askerlikte: Düşmana karşı, hücumlarını savmak için hazırlanmış bulunan siper, askeri yapılar. İstihkâm işi ile uğraşan asker sınıfı. * Kuvvet ve metanet vermek

İSTİHKÂMAT : Ottoman Turkish

(İstihkâm. C.) İstihkâmlar. * Siperler

İSTİHKÂMAT-I DÂHİLİYE : Ottoman Turkish

Bir istihkâmın iç tarafında, icab ettiği zaman yapılan müstakil sığınaklar

İSTİHKÂMAT-I HAFİFE : Ottoman Turkish

Harbde kısa zamanda yapılan sığınaklar

İSTİHKÂMÂT-I MUTTASILA : Ottoman Turkish

Bir birine bitişik ve bağlı olarak yapılmış olan sığınaklar olup, daha ziyade şehirlerin ve mühim mevkilerin etrafına yapılır

İSTİHLA : Ottoman Turkish

Tatlı olmak. * Tatlılık istemek

İSTİHLAB : Ottoman Turkish

Tırmalama

İSTİHLAF : Ottoman Turkish

Halef bırakmak. Birisini kendi yerine geçirmek. Kendi yerine başkasını tayin etmek. Kuyudan su çekmek

İSTİHLAL : Ottoman Turkish

Helâl saymak. Helâllaşmayı istemek

İSTİHLAS : Ottoman Turkish

(Hulus. dan) Bir şeyi elde etmeğe çalışma. * Kurtarma veya kurtarılma

İSTİHLÂK : Ottoman Turkish

Boş yere harcamak. * Yeyip bitirmek. * Müstahsilin yaptığı istihsali alıp kullanmak

İSTİHLÂKAT : Ottoman Turkish

(İstihlâk. C.) Yenilip içilen şeyler. * Harcamalar