Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İSTİŞKAL : Ottoman Turkish

Zorlaştırma, güçleştirme, müşkülât verme

İSTİŞMAM : Ottoman Turkish

Koklamak. Kokusunu almak. * Hissetmek, sezmek, dolayısı ile anlamak. * Uzaktan haber almak

İSTİŞRA : Ottoman Turkish

Satın alma. Satın almak isteme

İSTİŞRAB : Ottoman Turkish

İmâ ederek ve kapalı olarak anlatmak isteme. * İçmek isteme

İSTİŞRAF : Ottoman Turkish

Ellerini güneş ışığına siper etme

İSTUH : Ottoman Turkish

f. Âciz, güçsüz, kuvvetsiz. Perişan, mahzun, biçare

İSTIKSAR : Ottoman Turkish

(Kasr. dan) Kısma. Bir şeyin kısaltılmasını isteme

İSTIKSAS : Ottoman Turkish

(Kısas. dan) Kısas isteme. Bir katilin şeriatça öldürülmesini isteme

İSTIKTAB : Ottoman Turkish

(Kutb. dan) Kutuplaşma, bir kutubun etrafında toplanma, bir kutuba bağlanma

İSTIKTAR : Ottoman Turkish

Damla damla akıtma, damlatma

İSTIRAB : Ottoman Turkish

(Bak: Iztırab)

İSTISLAH : Ottoman Turkish

Bir şeyi iyi olarak görmek isteme. Bir şeyin iyi olmasını isteme

İSTISNA' : Ottoman Turkish

San'atlı olarak yapmak. * Bir şey yapmak için san'atkârla anlaşma yapmak

İSTITLA' : Ottoman Turkish

(C.: İstıtlâât) (Tulu'. dan) Anlamağa ve bilmeğe çalışma. Öğrenmeğe gayret etme

İSTITLAK : Ottoman Turkish

İç sürgünü olma. Amel olma, ishal olma. * Boşanmayı isteme

İSTITRAB : Ottoman Turkish

Neşe arama, eğlence isteme

İSVİDAD : Ottoman Turkish

Kararma, kara olma, esmerleşme. Siyahlanma

İSVİDAD-I CİLD : Ottoman Turkish

Cildin kararması, esmerleşmesi

İSYAN : Ottoman Turkish

İtaatsizlik. Emre karşı gelmek. Ayaklanmak

İT'AB : Ottoman Turkish

Yormak. Yorgunluk vermek. Sıkıntı vermek

İT'AM : Ottoman Turkish

İkiz doğurma

İT'AMİYYE : Ottoman Turkish

Bazı vakıf müesseselerinde fakirlerin doyurulması için ayrılan tahsisat

İT'AS : Ottoman Turkish

Öldürme, katletme

İTA : Ottoman Turkish

Edb: Kafiyenin bir mânada olarak aynen tekrar edilmesi

İTAAT : Ottoman Turkish

Alınan emre uymak. Söz dinlemek. İnkıyad etmek. Boyun eğmek. Âmirin meşru emirlerini dinleyip ona göre hareket etmek