Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İŞRETKEDE : Ottoman Turkish

f. İşret yeri. İşrethane

İŞRETSAZ : Ottoman Turkish

f. İşret eden, içki içen

İŞRİRAK : Ottoman Turkish

Ağlaya ağlaya boğulma derecesine gelme

İŞRÎN : Ottoman Turkish

(İşrûn) Yirmi. (20)

İŞSA : Ottoman Turkish

(Teşsi') Ayakkabısına tasma takma, kayış geçirme

İŞTAT : Ottoman Turkish

Dağıtma veya dağıtılma

İŞTEK : Ottoman Turkish

f. Çocuk kundağı

İŞTİAL : Ottoman Turkish

Tutuşma. Parlama. Alevlenme. * Mc: Şiddetlenme

İŞTİALÂT : Ottoman Turkish

(İştial. C.) Parlamalar, alevlenmeler, yanmalar, tutuşmalar. * Mc: Şiddetlenmeler

İŞTİBAH : Ottoman Turkish

Şüphelenmek. Şüphe etmek. * Kolay fark olunmaz derecede benzemek

İŞTİBAK : Ottoman Turkish

(Şebeke. den) Örülmek. Örgülenmek. * Karşılıklı birbirine geçmek. * Perişanlık. * Zâhir olmak. * Koz: Güneş battıktan sonra gökte kum taneleri gibi görünen karışık yıldızlar

İŞTİCAR : Ottoman Turkish

Zıdlaşma. * Elini çenesine koyarak, dirseğinin üzerine dayanma

İŞTİDAD : Ottoman Turkish

(Şiddet. den) Şiddetlenme. * Sertleşme, katılaşma. * Büyüme. Artma, çoğalma, ziyâdeleşme

İŞTİFA' : Ottoman Turkish

İyi olma, şifa bulma

İŞTİGAL : Ottoman Turkish

Bir iş işlemek. Uğraşmak. Çalışmak. Meşgul olmak

İŞTİGALAT : Ottoman Turkish

(İştigal. C.) Meşguliyetler, çalışmalar, uğraşmalar

İŞTİHA : Ottoman Turkish

Meyil. Haz. Fazla istek. Arzu. * Açlıktan gelen yemeğe karşı fazla isteklilik

İŞTİHA-ENGİZ : Ottoman Turkish

f. İştiha açıcı, iştah verici

İŞTİHAB : Ottoman Turkish

Ağarma, beyazlama, kırlaşma

İŞTİHAR : Ottoman Turkish

Meşhur olma. Tanınma. Ün alma

İŞTİKAK : Ottoman Turkish

Türemek. Bir kökten ayrılan kelimelerin asılları ve birbirleri ile olan münâsebetleri, meydana gelişleri. * Çatallaşmak. Yarılmış bir şeyin bir şıkkını almak. * Edb: Aynı kökten türemiş olan birkaç kelimeyi bir araya getirme sanatı. Misaller:(Edipler edepli olmalı, hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddib olmalı. İk.M.)(Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem. Mehmed Akif)

İŞTİKÂ' : Ottoman Turkish

(Şekva. dan) Şikâyet etme, şekvada bulunma

İŞTİMAL : Ottoman Turkish

İçine almak, kaplamak. Çevirmek, ihata etmek. Şâmil olmak

İŞTİMAM : Ottoman Turkish

Gereği gibi koklamak. Koku duymak

İŞTİN : Ottoman Turkish

Toprak kandil