Turkish
İŞTİRA : Ottoman Turkish
Satın almak. Mübayaa etmek
İŞTİRAK : Ottoman Turkish
"Ortak olmak. Ortaklık etmek. Bir işde yer almak. Hissedâr olmak. * Bir lâfızda çok mânalar müşterek olması. Meselâ: ""Ayn"" kelimesi. Hem göz, hem de kaynak mânasına gelir."
İŞTİRAK-I LİSAN : Ottoman Turkish
Lisan ortaklığı. Aynı dili konuşma keyfiyeti
İŞTİRAKİYYE : Ottoman Turkish
Komünistlerin bir nazariyesi olan sosyalistlik
İŞTİRAKİYYUN : Ottoman Turkish
Komünist sosyalistler
İŞTİRAKÎ : Ottoman Turkish
Ortaklığa ait, ortaklıkla alâkalı. * Komünist
İŞTİRAT : Ottoman Turkish
(Şart. dan) Şarta bağlama, şarttlaşma
İŞTİTAT : Ottoman Turkish
Zulmetme. Haksızlık etme. Hükümde ve sair işlerde eziyet etme
İŞTİVA' : Ottoman Turkish
Kızarma, pişip yenecek duruma gelme
İŞTİVA-YI LAHM : Ottoman Turkish
Etin kızarması
İŞTİYAK : Ottoman Turkish
Fazla arzu ve şevk. Tahassür. Hasret çekmek. Özlemek. Göreceği gelmek
İŞVE : Ottoman Turkish
Güzellerin gönül çeken naz ve edâsı. Gönül çekici tavır
İŞVEBAZ : Ottoman Turkish
f. Naz edici, edâ yapan, cilveli. * Meşhur bir cins lâle
IRAK : Ottoman Turkish
uzak
IRK : Ottoman Turkish
kök, soy
IRZ : Ottoman Turkish
namus, iffet
IRZA : Ottoman Turkish
azı etme
IRÂKA : Ottoman Turkish
akıtma
ISKAT : Ottoman Turkish
düşürme
ISLÂH : Ottoman Turkish
iyileştirme
ISLÂHHÂNE : Ottoman Turkish
ıslahevi
ISLÂHÂT : Ottoman Turkish
iyileştirmeler
ISRAR : Ottoman Turkish
ayak direme
ISTIFÂ : Ottoman Turkish
ayıklanma, saflaşma
ISTILÂH : Ottoman Turkish
ir kelimenin belli bir ilim dalında kazandığı anlam, terim
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani