Turkish
MÜCEDDİD : Turkish Risale
Yenileyen. Yenileyici. Hadis-i sahihle bildirilen, her yüz yıl başında dini hakikatleri devrin ihtiyacına göre ders vermek üzere gönderilen büyük âlim ve Peygamberin (A.S.M.) vârisi olan zât.(Ashab-ı Kütüb-ü Sitte'den İmam-ı Hâkim Müstedrek'inde ve Ebu Dâvud Kitab-ı Sünen'inde, Beyhakî Şuab-ı İman'da tahriç buyurdukları: $Yâni: "Her yüz senede Cenab-ı Hak bir müceddid-i din gönderiyor." S.T.)(Her asır başında hadisçe geleceği tebşir edilen dinin yüksek hâdimleri; emr-i dinde mübtedi' değil, müttebi'dirler. Yâni, kendilerinden ve yeniden bir şey ihdas etmezler, yeni ahkâm getirmezler. Esasat ve ahkâm-ı diniyeye ve sünen-i Muhammediyeye (A.S.M.) harfiyen ittiba' yoliyle dini takvim ve tahkim ve dinin hakikat ve asliyetini izhar ve ona karıştırılmak istenilen ebatılı ref' u ibtal ve dine vâki tecavüzleri red ve imha ve evamir-i Rabbaniyeyi ikame ve ahkâm-ı İlâhiyenin şerafet ve ulviyetini izhar ve ilân ederler. Ancak tavr-ı esasîyi bozmadan ve ruh-u aslîyi rencide etmeden yeni izah tarzlariyle, zamanın fehmine uygun yeni iknâ usulleriyle ve yeni tevcihat ve tafsilât ile ifa-i vazife ederler. ş.)
MÜCEDDİD-İ ELF-İ SÂNİ : Turkish Risale
"İkinci bin senesinin müceddidi" demek olan bu tabir, İmam-ı Rabbani Ahmed-i Farukî Hazretlerinin nâmıdır. (Bak: Ahmed-i Farukî)
MÜCEDDİDANE : Turkish Risale
f. Müceddide yakışır surette. Yenilik yapana yakışır şekilde
MÜCEDDİDÎN : Turkish Risale
(Müceddid. C.) Müceddidler. Yenilik yapanlar
MÜCEFF : Turkish Risale
İçi boş, kof
MÜCEFFEF : Turkish Risale
Kurutulmuş. Suyu çekilmiş, nemi kalmamış, kurumuş
MÜCEFFİF : Turkish Risale
Kurutucu
MÜCEHHEL : Turkish Risale
(Cehl. den) Bilinmez bir hâle getirilmiş
MÜCEHHELEN : Turkish Risale
Bilinmiyerek, mücehhel olarak
MÜCEHHEZ : Turkish Risale
Noksanları tamamlanarak hazırlanmış, lüzumu olan silâh ve sair şeylerle donanmış. Cihazlanmış
MÜCEHHİZ : Turkish Risale
(Cihâz. dan) Gerekli cihazları hazırlayan. Techiz eden, donatan
MÜCELCEL : Turkish Risale
Çıngıraklı. Çıngırağı olan
MÜCELCİL : Turkish Risale
Gök gürlemesi olan bulut
MÜCELLA : Turkish Risale
Parlak, Cilâlı. Cilâlanmış
MÜCELLED : Turkish Risale
Ciltlenmiş. Ciltli kitab
MÜCELLEDÂT : Turkish Risale
(Mücelled. C.) Ciltlenmiş kitaplar, ciltli kitaplar
MÜCELLEF : Turkish Risale
Az bâkiyye, az miktar artık
MÜCELLEL : Turkish Risale
Yağmuru her yere yağan bulut
MÜCELLÎ : Turkish Risale
Açıp temizleyici. * Cilâlı. Cilâ veren
MÜCELLİD : Turkish Risale
Ciltçi, cilt yapan, kitap ciltleyen
MÜCELLİDÎN : Turkish Risale
(Mücellid. C.) Ciltçiler. Mücellidler. Kitap ciltleyenler
MÜCEMME : Turkish Risale
(Mecemme) Huzur ve rahat vermek
MÜCEMMED : Turkish Risale
Dondurulmuş
MÜCEMMİL : Turkish Risale
Güzel yaratan. Güzelleştiren. (Esmâ-i İlâhiyedendir)
MÜCEMMİZ : Turkish Risale
Bindiği hayvanı çok yürüten
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani