Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
ÂLEM-İ İSLÂM : Turkish Risale

İslâm dünyası. İslâm milletleri. (Ey âlem-i İslâm, uyan! Kur'ana sarıl! İslâmiyete maddi ve manevi bütün varlığınla müteveccih ol! Ve ey Kur'ana bin yıllık tarihinin şehadetiyle hâdim olan ve İslâmiyet nurunun zemin yüzünde naşiri bulunan yüksek ecdadın evlâdı! Kur'ana yönel ve onu anlamaya, okumaya ve onu anlatacak, onun bu zamanda bir mu'cize-i manevîsi olan Nur Risalelerini mütalaa etmeğe çalış. Lisanın, Kur'anın âyetlerini âleme duyururken, hâl ve etvar ve ahlâkın da onun manasını neşretsin; lisan-ı hâlin ile de Kur'anı oku. O zaman sen dünyanın efendisi, âlemin reisi ve insaniyetin vasıta-i saadeti olursun! Ey asırlardan beri Kur'anın bayraktarlığı vazifesiyle cihanda en mukaddes ve muhterem bir mevki-i muallâyı ihraz etmiş olan ecdadın evlâdı ve torunları! Uyanınız, âlem-i İslâmın fecr-i sadıkında gaflette bulunmak, kat'iyyen akıl kârı değil! Yine âlem-i İslâmın intibahında rehber olmak, arkadaş kardeş olmak için Kur'anın ve İmanın nuruyla münevver olarak İslâmiyetin terbiyesiyle tekemmül edip hakiki medeniyet-i insaniye ve terakki olan medeniyet-i İslâmiyyeye sarılmak ve onu, hâl ve harekâtında kendine rehber eylemek lâzımdır. T.H.)

ÂLEM-İ ŞAHADET : Turkish Risale

Şahâdet âlemi. Bu dünya. Cenâb-ı Hakkın âyetlerine ve emirlerine imân edenlerin, hakka, hakikate şahadette bulundukları ve Allah'a itaat ve ibadetle mükellef oldukları dünya âlemi.(Âlem-i şahadet, avâlim-i guyub üstünde tenteneli bir perdedir. M.)

ÂLEM-İ ŞUHUD : Turkish Risale

Bilip keşfedilen, görür gibi bilinen âlem. Görünen âlem. Dünya. Kâinat

ÂLEMANE : Turkish Risale

f. Dünya ile ilgili. Dünyevî

ÂLEMEYN : Turkish Risale

İki âlem. Dünya ve âhiret

ÂLEMGİR : Turkish Risale

f. Bütün âleme yayılan, cihanı kaplayan, dünyayı zapteden

ÂLEMNÜMA : Turkish Risale

f. Dünyayı gösteren

ÂLEMPESEND : Turkish Risale

f. Bütün herkesin hoşuna gidip beğendiği şey

ÂLEMÂRÂ : Turkish Risale

f. Dünyayı, âlemi süsleyen

ÂLEMÎ : Turkish Risale

(C.: Âlemiyan) (Âlem. den) Dünyaya ait. İnsan

ÂLEMÎN : Turkish Risale

(Bak: Âlemûn)

ÂLEMÛN (ÂLEMÎN) : Turkish Risale

(Âlem. C.) Âlemler

ÂLEMİYAN : Turkish Risale

(Âlemî. C.) Âleme mensub olanlar, insanlar

ÂLEMŞÜMUL : Turkish Risale

Bütün dünyayı alâkadar eden, dünyayı kaplayan ve her yerde tanınmış olan

ÂLET : Turkish Risale

Bir işte veya bir san'atta kullanılan vasıta. Bir makinayı vücuda getiren ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri. * Sebeb, vesile, vesâit. * Edevat. Avadanlık

ÂLET-İ CERRÂHİYE : Turkish Risale

Cerrahların, yaraları tedaviye çalışan doktorların kullandıkları edevat, takım

ÂLET-İ KATIA : Turkish Risale

Kesici âlet

ÂLET-İ LEHV : Turkish Risale

Oyun âleti. Oyuncak. Çalgı âleti

ÂLET-İ MUSAVVİT : Turkish Risale

Sesi nakletmeye yarıyan alet. Mikrofon

ÂLİM. SUHAN-VER : Turkish Risale

Edip, şâir

ÂLÂM U ASKAM : Turkish Risale

Kederler ve hastalıklar

ÂLÂT : Turkish Risale

(Âlet. C.) Vasıtalar. Âletler

ÂLÂT-I BASARİYE : Turkish Risale

Gözle alâkalı gözlük, dürbün gibi optik âletler

ÂLÂT-I CÂRİHA : Turkish Risale

Yaralayıcı âletler

ÂLÂT-I HARBİYE : Turkish Risale

Harb âletleri, silâhlar