Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İHTİSAS : Turkish Risale

(Husus. dan) Kendine mahsus kılmak. Bir kimsenin dünyevi veya uhrevi, Kur'âni, İslâmi, imâni bir mesleğe, fen veya san'ata hasr-ı mesâi etmesi; yalnız onunla meşgul olması. (Bu metot insanı muvaffakiyete eriştiren en birinci ve en büyük bir âmildir. Bir kimse yaktığı bir meş'aleyi parlatabilmesi ve bâkileştirebilmesi için o meş'alenin, o nurun pervanesi olması gerekir.) Zübeyir Gündüzalp (R.Aleyh)* Gr: Mütekellim veya muhatab zamiri olan mübtedanın haberinin hükmünü bir isme âit (mahsus) kılma. Bu isim zamiri tâkibeder.(Bir fennin veya bir san'atın medar-ı münakaşa olmuş bir mes'elesinde, o fennin ve o san'atın hâricindeki adamlar ne kadar büyük ve âlim ve san'atkâr da olsalar, sözleri onda geçmez. Hükümleri hüccet olmaz; o fennin icmâ-i ulemâsına dâhil sayılmazlar. Meselâ; büyük bir mühendisin, bir hastalığın keşfinde ve tedavisinde bir küçük tabib kadar hükmü geçmez. Ve bilhassa, maddiyatta çok tevaggul eden ve gittikçe maneviyattan tebaud eden ve nura karşı gabileşen ve kabalaşan ve aklı gözüne inen en büyük bir feylesofun münkirâne sözü maneviyatta nazara alınmaz ve kıymetsizdir.Acaba yerde iken arş-ı azamı temaşa eden, hârika bir dehâ-yı kudsî sahibi olan ve doksan sene maneviyatta terakki edip çalışan ve hakaik-i imaniyeyi ilmelyakîn, aynelyakîn hattâ hakkalyakîn suretinde keşfeden Şeyh Geylâni (K.S.) gibi yüzbinler ehl-i hakikatın ittifak ettikleri tevhidî ve kudsî ve manevî mes'elelerde, maddiyatın en dağınık ve kesretin en cüz'î teferruatına dalan ve sersemleşen ve boğulan feylesofların sözleri kaç para eder ve inkârları ve itirazları, gök gürültüsüne karşı sivrisineğin sesi gibi sönük olmaz mı? Ş.)

İHTİSASİYYUN : Turkish Risale

İhtisas sâhibi kimseler, mütehassıslar

İHTİSAT : Turkish Risale

İtibar gösterme, rağbet etme

İHTİTAB : Turkish Risale

(Hatab. dan) Odun toplamak, odun kesmek

İHTİTAF : Turkish Risale

(Hatf. dan) Göz kamaştırma. * Kapıp götürme, kapma

İHTİTAL : Turkish Risale

Gizli söylenen sözü dinleme. Kulak kabartma

İHTİTAM : Turkish Risale

Hitam bulma, sona erme, iş bitme

İHTİTAN : Turkish Risale

(Hitan. dan) Sünnet ettirme

İHTİTAT : Turkish Risale

Yukarıdan aşağı indirme

İHTİVA : Turkish Risale

İçinde bulundurmak, içine almak, hâvi olmak, şâmil olmak. Bir şeyi toplamak ve korumak

İHTİYAC : Turkish Risale

Çaresiz kalıp istemek. Muhabbetle meyletmek. Acz, fakr ve yoksulluk. Zaruret hali

İHTİYAC-I MÜBREM : Turkish Risale

Elzem ve zaruri olan ihtiyaç

İHTİYACAT : Turkish Risale

(İhtiyac. C.) İhtiyaçlar. Lüzumlu olan şeyler

İHTİYACAT-I ZARURİYE : Turkish Risale

Zaruri ihtiyaçlar. (Ev, yeme, içme, yakma, giyinme v.s. gibi)

İHTİYAL : Turkish Risale

Korkma, havfetme

İHTİYALAT : Turkish Risale

(İhtiyal. C.) Düzenler, hileler, aldatmalar, oyunlar

İHTİYAN : Turkish Risale

Sözde durmama, emanete hiyanet etme

İHTİYAR : Turkish Risale

Yaşlanmış kimse. Yaşlı. * Ist: İstek, arzu. Razı olmak. Katlanmak. Seçmek. Tensib etmek. Seçilmek. (Bak: İrade)

İHTİYAR ELDEN GİTMEK : Turkish Risale

Mc: Kendini zaptedememek, hiddet ve gazaba gelmek, irâdeyi kaybetmek

İHTİYAR-I CÜZ'Î : Turkish Risale

(İhtiyar-ı cüz'iye) İnsanın küçücük ihtiyarı, iradesi. Pek az, zayıf ihtiyar. (Bak: Cüz'-i ihtiyarî)

İHTİYAR-I KÜLFET : Turkish Risale

Külfete katlanma

İHTİYAR-I ZAHMET : Turkish Risale

Zahmet ve meşakkate katlanma

İHTİYARÎ : Turkish Risale

Mecburi olmayan. İsteğe bağlı. Bir kimsenin isteğine bırakılmış olan

İHTİYARİYAT : Turkish Risale

Yapılması insanın kendi elinde olan şeyler

İHTİYAT : Turkish Risale

Sakınmak. İşleri iyi düşünmek. Tedbirlilik. İşlerde basiret üzere bulunmak. Yedek