Turkish
İÇ OĞLANI : Turkish Risale
t. Saray hizmetine alınıp devletin çeşitli makamlarına namzed olarak yetiştirilen gençler. İç oğlanı, Yıldırım Bayezid zamanında yeni teşekküle başlayan saray hizmetlerinde bulunmak üzere yeniçerilik için toplanan devşirmelerden ayrılmak suretiyle meydana getirilmiş ve bu usûl sonradan yapılan kanunla devam edip gitmiştir
İÇ İL MÜDERRİSLERİ : Turkish Risale
t. İstanbul, Edirne ve Bursa'da ve bunlara bağlı yerlerde 150'şer akça ve daha fazla yevmiyeleri olan medrese müderrisleri
İÇERLEK : Turkish Risale
t. Dip, kuytu yer. Çıkmaz. * Daha geride, daha içeride bulunan
İÇGÜVEY : Turkish Risale
t. (İçgüveyi, içgüveysi) Kayınpederinin evine alınan dâmat. Karısı tarafının evinde oturan dâmat
İÇLİ : Turkish Risale
t. İçi dolu. * Çabuk müteessir olan, hassas duygulu. * Kin tutan, haset eden
İÇTİHAD : Turkish Risale
(Bak: İctihad)
İÇTİMAÎ : Turkish Risale
(Bak: İctimaî)
İÇTİNAB : Turkish Risale
(Bak: İctinab)
İĞDE : Turkish Risale
Kızılcığa benzer bir meyve ve bu meyveyi veren ağaç ve çiçeği
İĞDİŞ : Turkish Risale
f. Burulmuş, enenmiş hayvan. Erkeklik bezleri (hayaları) çıkarılmış at. Melez
İĞERÇİN : Turkish Risale
Karar veremeyen, mütereddit, kuşkulu
İĞNEDAN : Turkish Risale
İğne koymağa mahsus küçük kutu
İĞNELEMEK : Turkish Risale
t. İğne ile delmek. * Kalıbını almak için kenarlarını iğne ile delerek işaretlemek. * Mc: Sözle hırpalamak. Dokunaklı konuşmak
İĞNELİ FIÇI : Turkish Risale
Mc: Eziyetli ve usandırıcı iş. İnsana eziyet veren ve rahatsız eden yer
İĞRETİ : Turkish Risale
t. Ödünç, borç, kendi malı olmayan. Yerli ve sabit olmayan, muallak gibi duran. * Muvakkat, bağlı bulunmayan, geçici. * Fıtrî olmayan, sahte, sun'î
İĞTİTA' : Turkish Risale
Örtünme, bir şeye sarınma
İĞTİZAL : Turkish Risale
İplik eğirme
İĞTİŞAŞAT : Turkish Risale
(İgtişaş. C.) Karışıklıklar, kargaşalıklar, fenâlıklar
İŞ'A' : Turkish Risale
Güneş, ışığını dağıtma. Şuâlanma
İŞ'AB : Turkish Risale
Ölme, irtihal etme
İŞ'AL : Turkish Risale
Şulelendirmek. Yaymak, alevlendirmek. Tutuşturmak. Parlatmak. Şiddetlendirmek
İŞ'AR : Turkish Risale
Yazı ile haber vermek. Anlatmak, bildirmek
İŞ'ARAT : Turkish Risale
(İş'ar. C.) Tebliğler, bildirmeler
İŞA : Turkish Risale
(Ağaç) çiçek açma
İŞA' : Turkish Risale
(Bak: Işa)
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani