Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
AGLEB : Ottoman Turkish

"Daha galib. Çok kerre, ekseriya. Çoğu. (""Ağleben
Ağlebâ"" şeklinde de kullanılır.)"

AGLEB-İ HÜKEMÂ : Ottoman Turkish

Hakîmlerin çoğu. Hakîmlerin ekserisi

AGLEB-İ İHTİMAL : Ottoman Turkish

Büyük bir ihtimal

AGLEF : Ottoman Turkish

Sünnetsiz. * Sandıkta kapalı. * Mc: Katılaşmış, duygusuz kalb

AGLEZ : Ottoman Turkish

(Galiz. den ism-i tafdil) Pekçok kaba ve galiz

AGMA : Ottoman Turkish

Yıldız. Yıldız akması

AGMAD : Ottoman Turkish

(Gımd. C.) Bıçak ve kılıç kınları

AGMAK : Ottoman Turkish

Yukarı kalkmak, yükselmek, yukarıya meyletmek. * Buhar olup yukarı kalkmak, buharlaşmak

AGMAR : Ottoman Turkish

(Gamr. C.) Yüce kimseler. * Seller. * (Gumr. C.) Bilgisizler, cahiller

AGMAZ : Ottoman Turkish

(Gamz. C.) Göz yummalar, göz kırpmalar

AGMAZ-UL AYN : Ottoman Turkish

(Egmaz-ul ayn) Gözü kapalı kimse. Çok müsamahakâr. Gafil

AGNA : Ottoman Turkish

(Gani. den) Çok gani. En zengin

AGNAM : Ottoman Turkish

(Ganem. C.) Koyunlar, keçiler. * Hayvanlardan alınan vergi anlamında kullanılan bir tabirdir

AGNİYA : Ottoman Turkish

(Gani. C.) Zenginler, ganiler

AGNİYE : Ottoman Turkish

(Bak: Ugniye)

AGNOSTİK : Ottoman Turkish

fels. Agnostisizm görüşünü benimseyen

AGNOSTİSİZM : Ottoman Turkish

"fels. Gerçeğin, mutlak hakikatın bilinemez olduğunu; insanın gerçeği, tam uygun bilgiyi elde edecek yaradılışta olmadığını kabul eden felsefe görüşü."

AGRA : Ottoman Turkish

Çok sevimli, yakışıklı

AGRAFİ : Ottoman Turkish

yun. Yazma kabiliyetinin kaybedilmesi

AGRANDİSMAN : Ottoman Turkish

Fr. Büyütme (Fotoğrafçılıkta kullanılır.)

AGRAR : Ottoman Turkish

(Gırr. C.) Tecrübesizler. Acemiler. Kolay aldananlar

AGRAS : Ottoman Turkish

(Gars. C.) Taze fidanlar, yeni dikilmiş ağaçlar

AGRAZ : Ottoman Turkish

(Garaz. C.) Garazlar. Fiil yapılırken gözetilen gayeler. Kasden ve bilerek yapılan kötülükler

AGREB : Ottoman Turkish

(Garib. den) En garib, çok tuhaf

AGREB-ÜL GARÂİB : Ottoman Turkish

Şaşılacak şeylerin en garibi