Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
ALAFRANGA : Ottoman Turkish

Batı tarzında

ALAİK : Ottoman Turkish

(Alayık) Münâsebetler. Alâkalar. Mânialar

ALAİM : Ottoman Turkish

İzler. İşaretler, deliller. (Bak: Alamet)

ALAK : Ottoman Turkish

Zahmet, meşakkat gidermek

ALAK SURESİ : Ottoman Turkish

Kur'an-ı Kerim'in doksanaltıncı suresinin adıdır. İkra' Suresi de denilir. Mekke-i Mükerreme'de nâzil olmuştur

ALAK-I DEM : Ottoman Turkish

Kan pıhtısı, pıhtılaşmış kan

ALAKA : Ottoman Turkish

Kan pıhtısı. Uyuşuk kan

ALAKA : Ottoman Turkish

kan pıhtısı

ALAM : Ottoman Turkish

(Elem. C.) Elemler. Kederler. Üzüntüler

ALAMANA : Ottoman Turkish

İtl. Küçük odun gemisi. * Büyük balıkçı kayığı. * Büyük balıkçı kayıklarına mahsus büyük ağ, ığrıp

ALAMAT : Ottoman Turkish

Uzun ince bir cins balık. (Hint denizinde çok olur ve yılana benzer.)

ALAN : Ottoman Turkish

Orman içinde açıklık, meydan

ALARGA : Ottoman Turkish

İtl. Açık deniz, engin

ALARM : Ottoman Turkish

Fr. Tehlike anında herkesi haberdar etmek için verilen işaret

ALAS : Ottoman Turkish

Odun kömürü

ALATURKA : Ottoman Turkish

İtl. Türkvari, Türk usulü, Osmanlı usulü

ALATURKA : Ottoman Turkish

Türk usûlü

ALAVERE : Ottoman Turkish

Vapurlara kömür vermek için bordaya kurulan kademeli iskele. * Tulumbanın basıp emme suretiyle işlemesi. * Herc ü merc. Karışıklık, kargaşalık. * Bir şeyin elden ele verilerek veya atılarak aktarılması

ALAVÎ : Ottoman Turkish

(İlâve. C.) İlâveler, ekler

ALAY : Ottoman Turkish

(Ask.)
4 tabur piyade veya5 bölük süvari askerinden mürekkep kuvvet. * Debdebe ve gösterişle yapılan tören, geçit resmi. * Cemaat, topluluk, güruh, kalabalık, fevç. * Fazla miktar, muhtelif ve müteaddit kişiler veya şeyler

ALAY : Ottoman Turkish

eş bölük erden oluşan askerî topluluk

ALAY EMİNİ : Ottoman Turkish

Osmanlı İmparatorluğu zamanında bir alay askerin hesap işlerine bakan subay ki, binbaşıdan alt derecededir

ALAY İMAMI : Ottoman Turkish

Osmanlı İmparatorluğu zamanında bir alay askere imamlık vazifesini yapan subay

ALAYBOZAN : Ottoman Turkish

Eskiden kullanılmış olan bir çeşit fitilli tüfek

ALAYE : Ottoman Turkish

Yüksek yer, yükseklik