Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
AKTÂR-I ÂLEM : Ottoman Turkish

Her taraf. Alemin dört bucağı. Alemin her yeri

AKTÖR : Ottoman Turkish

Fr. Tiyatroda erkek oyuncu

AKTÜALİTE : Ottoman Turkish

Fr. Bugünkü hâdise veya mevzu. Günlük hâdiseler

AKTÜEL : Ottoman Turkish

Fr. Bugünkü, şimdiki

AKU : Ottoman Turkish

f. Baykuş, puhu

AKUK : Ottoman Turkish

(Bak: Ukuk)

AKUL : Ottoman Turkish

İshalden kurtaran bir ilâç

AKUM : Ottoman Turkish

İyileşmez yara. Kısırlık. * Zahmet

AKUR : Ottoman Turkish

Yaralıyan, ısıran köpek. Kuduz, azgın köpek. * Çok şerir, kötü kimse

AKURÂNE : Ottoman Turkish

f. Kuduzcasına, kudurmuşcasına, saldırırcasına

AKUSTİK : Ottoman Turkish

Fr. Sese ait.Ses mevzuu. Kapalı yerde ses dağılma sistemi

AKVA : Ottoman Turkish

Daha kuvvetli. En kuvvetli. (Bak: Ekva)

AKVA' : Ottoman Turkish

Kuyruğu beyaz, gövdesi siyah olan dişi koyun

AKVAL : Ottoman Turkish

(Kavl. C.) Sözler, kaviller

AKVAL-İ HAKÎMÂNE : Ottoman Turkish

f. Hikmet sahiblerine yakışır sözler

AKVAM : Ottoman Turkish

(Kavim. C.) Kavimler. Milletler. Toplumlar

AKVAREL : Ottoman Turkish

Sulu boya resim

AKVARYUM : Ottoman Turkish

Lat. Su hayvanlarını veya bitkilerini besleyebilecek tarzda yapılmış camdan su kabı

AKVAS : Ottoman Turkish

(Kavs. C.) Kavisler, yaylar. * Virajlar, büklümler

AKVAT : Ottoman Turkish

(Kut. C.) Yiyecekler, azıklar

AKVAT-I YEVMİYYE : Ottoman Turkish

Geçim, derd-i maişet için lazım olan günlük yiyecekler

AKVAZ : Ottoman Turkish

(Kavz. C.) Kum tepeleri

AKVE : Ottoman Turkish

Evin önündeki açıklık, meydanlık. Avlu

AKVED : Ottoman Turkish

Uzun boyunlu