Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
AKS-İ MÜLEVVEN : Ottoman Turkish

Renkli akis

AKS-İ SADÂ : Ottoman Turkish

Sesin bir yere çarpıp geri gelmesi. Yankı. Çok evvelden söylenen bir hakikatın sonradan tekrar edilmesi

AKS-ÜL AMEL : Ottoman Turkish

"İstenilen şeyin zıddı hasıl olması. Tersine oluş. (Reaksiyon) * Edb: Edebi san'atlardandır. Bir cümle veya mısrânın altını üstüne getirmekle, başka bir cümle veya mısrâ yapmaktır. Pertev paşanın: ""Her düzün bir yokuşu, her yokuşun bir düzü var."" mısrâında olduğu gibi.(Senin üzerine haktır ki, her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeğe senin hakkın yoktur. Her dediğin doğru olmalı. Fakat her doğruyu demek doğru değildir. Zira senin gibi niyeti hâlis olmayan bir adam, nasihatı, bazan damara dokundurur; aksülamel yapar. M.)"

AKS-ÜN NAKÎZ : Ottoman Turkish

"Birbirine zıt olan iki şey. * Man: Mevzuun nakîzini yüklem; ve yüklemin nakîzini de mevzu kılmak. Misâl: ""Her aklı başında olan insan Allah'ı tanır"" kaziyesinden aks-ün nakîz yolu ile şu hüküm elde edilir: ""Allah'ı tanımayanlar, aklı başında olmayan insanlardır."""

AKSA : Ottoman Turkish

En uzak. En son. Kusvâ. Nihayet. Irak

AKSA' : Ottoman Turkish

Boynuzu arka tarafına kaymış olan koyun

AKSA-L-GAYAT : Ottoman Turkish

Gayelerin en ilerisi, en büyüğü

AKSA-YI GARB : Ottoman Turkish

Uzak garp, uzak batı

AKSA-YI MERAM : Ottoman Turkish

Meramların, arzuların en sonu. Emellerin son haddi

AKSAB : Ottoman Turkish

(Kusb. C.) Kalın bağırsaklar

AKSAD : Ottoman Turkish

Kırık şey

AKSAKAL : Ottoman Turkish

Köy ihtiyarı. Köy ihtiyar heyetinin başı.Muhtar

AKSAM : Ottoman Turkish

Dişi yarısından ufanmış. * Boynuzsuz davar

AKSAM-I SEB'A : Ottoman Turkish

Yedi kısım. * Gr: Kelimelerin (sahih, misâl, muzaaf, lefif, nakıs, mehmuz, ecvef) bölümleri

AKSAM-I SELASE : Ottoman Turkish

Üç kısım. * Gr: İsim, fiil, harf bölümleri

AKSAR : Ottoman Turkish

(Akser) Daha kısa. Pek kısa. En kısa

AKSAT : Ottoman Turkish

Çok doğru olan şey. Ayakları kuru olan hayvan

AKSATA : Ottoman Turkish

(Bak: Ahz u ita)

AKSAY : Ottoman Turkish

Çok uzak

AKSER : Ottoman Turkish

(Kasir. den) (C: Akasır) En kısa, çok kısa

AKSER-İ EYYAM : Ottoman Turkish

En kısa gün, günlerin en kısası

AKSER-İ TURUK : Ottoman Turkish

En kısa yol, yolların en kısası

AKSET : Ottoman Turkish

Ahsen, en güzel.AKSÎ
İnatçı. * Geçimsiz, huysuz. Uğursuz. * Ters, zıd

AKSİSADÂ : Ottoman Turkish

ses yankısı

AKSİYON : Ottoman Turkish

Fr. Şirket ve ticaret hissesi. * Kuvvet ve enerjinin dışa ve fiile çıkması