Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
AKLÎ : Ottoman Turkish

Akıl ile bilinen veya bulunan şey. Akla mensub. Akla dâir ve müteallik

AKLÎ : Ottoman Turkish

akılla ilgili, akıl alanına giren

AKM : Ottoman Turkish

Kısırlık

AKMADDE : Ottoman Turkish

"Anatomi: Omuriliğin dış; beynin iç tabakasını meydana getiren sinir lifleri. Beyin hücrelerinin çoğunu, akmadde teşkil eder."

AKMAR : Ottoman Turkish

(Kamer. C.) Aylar. Yıldızlar

AKMED : Ottoman Turkish

Ensesi uzun ve kalın olan kimse. * Uzun boylu

AKMER : Ottoman Turkish

Ay gibi beyaz (yüz). Akça şey

AKMİSE : Ottoman Turkish

(Kamis. C.) Gömlekler

AKMİŞE : Ottoman Turkish

(Kumaş. C.) Kumaşlar, dokumalar

AKMUS : Ottoman Turkish

Eşek, hımar

AKMÎ : Ottoman Turkish

Yıpranmış, eskimiş. * Anlaşılmaz

AKNA : Ottoman Turkish

İnce, yumru burunlu kimse

AKNA' : Ottoman Turkish

En çok kanaat getiren, en mukni'

AKNAN : Ottoman Turkish

(Kınn. C.) Kullar, köleler

AKONİTİN : Ottoman Turkish

Fr. Kurtboğan denilen bir bitkiden çıkan zehirleyici bir madde

AKONT : Ottoman Turkish

Fr. Sonradan hesaplaşmak üzere bir borç veya kazanç hissesinden alacaklıya yapılan ödeme

AKRA' : Ottoman Turkish

Başı kel olan. * Saçları dökülmüş olan. * Çıplak dağ

AKRABA : Ottoman Turkish

Aralarında soyca, nesebce yakınlık olanlar. Yakınlar

AKRABÂ : Ottoman Turkish

yakınlar, hısımlar

AKRAD : Ottoman Turkish

Emir, bey

AKRAH : Ottoman Turkish

Alnının ortasında akçe kadar beyaz yeri olan at

AKRAN : Ottoman Turkish

(Karin. C.) Birbirlerine derece, sınıf, liyâkat ciheti ile benzeyenler. Mümâsil. Emsal

AKRAS : Ottoman Turkish

(Kurs. C.) Yuvarlaklar, daireler, çemberler

AKRAT : Ottoman Turkish

Kaşları olmayan

AKRE' : Ottoman Turkish

Çok lâtif ve pek güzel Kur'an okuyan