Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
ANHÜM : Ottoman Turkish

Onlardan (mânasına işaret zamiri)

ANHÜMÂ : Ottoman Turkish

Her ikisinden

ANİ : Ottoman Turkish

(C: Anat-Unât) Mütevazi, alçak gönüllü. * Köle * Meşgul. * Iztırab çeken. Muztarib. * İşçi. * Müfettiş. * Tahsildar. (Müennesi: Aniye)

ANİF : Ottoman Turkish

Sert, kaba

ANİK : Ottoman Turkish

Çok nesne. * Devenin ancak dizini çekip yürüyebildiği kumlu yer

ANİMİZM : Ottoman Turkish

Sosy: Ruhları İlâh sayan batıl bir din. Ruhlar cisimler gibi Allah'ın mahlukudur. Onun emirlerine tâbidir

ANİN : Ottoman Turkish

f. Yağ çıkarmağa mahsus olan yayık

ANİS : Ottoman Turkish

Şişman ve iri deve. * İhtiyar bekâr. * İhtiyar kız

ANİSE : Ottoman Turkish

Cana yakın kız veya kadın

ANİYE : Ottoman Turkish

Son derece kızgın su

ANİZ : Ottoman Turkish

Iztırablı, muztarib

ANK : Ottoman Turkish

Kapı, bâb. * Güzel, hoş, gökçek olmak

ANKA : Ottoman Turkish

İsmi olup cismi bilinmeyen bir kuş. Çok büyük olduğu anlatılır. Zümrüd-ü Anka ve Simurg gibi isimlerle de anılır. * Uzun boyunlu kadın. * Arabdan bir kimsenin lakabı. * Zahmet, meşakkat

ANKA-MEŞREBANE : Ottoman Turkish

Anka meşrebi halinde, kanaat sahibi. Eski edebiyatta kanaat sahiplerine kinaye olarak söylenir

ANKA-YI MAĞRİB : Ottoman Turkish

Zümrüd-ü Anka kuşu

ANKAS : Ottoman Turkish

Erkek tilki yavrusu

ANKE : Ottoman Turkish

Sağlam olan nesne. * Ahmak

ANKEB : Ottoman Turkish

Erkek örümcek

ANKEBET : Ottoman Turkish

(C.: Anâkıb) Dişi örümcek

ANKEBUT : Ottoman Turkish

Örümcek.(Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Ebubekir-i Sıddık (R.A.) ile küffarın tazyikinden kurtulmak için tahassun ettikleri Gar-ı Hira'nın kapısında iki nöbetçi gibi, iki güvercinin gelip beklemeleri ve örümcek dahi perdedar gibi harika bir tarzda kalın bir ağla mağara kapısını örtmesidir ki: Örümcek zayıf ağı ile rüesa-yı Kureyş'e galebe etmiştir. Ayet diyor ki: En zaif bir hayvana mağlup olacaklarını o müşrikler faraza bilseler, bu cinayete ve bu suikaste teşebbüs etmiyeceklerdi... R.N.) (Bak: Beyt-i Ankebut)

ANKEBUT SURESİ : Ottoman Turkish

Kur'an-ı Kerimin yirmidokuzuncu suresidir. Mekkidir. (Allahtan başkasına güvenenlerin, dünyayı avlamak için kurdukları teşkilâtını bir örümcek ağına benzeten, örümcek meseli zikrolunan bir suredir.)

ANKEBUTİYE : Ottoman Turkish

Örümcekler

ANKEBÛT : Ottoman Turkish

örümcek

ANKUR : Ottoman Turkish

Her nesnenin aslı

ANKÂ : Ottoman Turkish

hayâlî bir kuş