Turkish
ARSA : Ottoman Turkish
(C: Arasât) Bina yapılacak boş arazi parçası. Üzerindeki binası yıkılmış veya yapıya tahsis olunmuş yer
ARSA-İ KÂR-ZÂR : Ottoman Turkish
Muharebe alanı, savaş meydanı
ARSA-İ ÂLEM : Ottoman Turkish
Alem arsası, dünya meydanı
ARSAT : Ottoman Turkish
Semer ağaçlarına çakılan ağaç mıh
ARTAL : Ottoman Turkish
Akranlarından ve benzerlerinden çok daha iri yapılı olan
ARTEBE : Ottoman Turkish
Burun ucu
ARTEL : Ottoman Turkish
Yoğun, büyük nesne
ARTEN : Ottoman Turkish
Bir ot cinsidir ki, debbağlar onunla gön ve sahtiyan dibâgat ederler
ARTEZİYEN : Ottoman Turkish
Fr. Burgu gibi bir âletle açılıp su fışkırtılan kuyu
ARTI : Ottoman Turkish
Mat: (+) ile gösterilen toplama işaretinin adıdır
ARUB : Ottoman Turkish
(C: Urub) Erkeğini seven kadın
ARUBE : Ottoman Turkish
Fasih, hatasız arabca konuşmak. Bu kelimenin mastarları: Araben, arâbeten, uruben, urubiyyeten diye de okunur. * Cuma günü
ARUF : Ottoman Turkish
Uzun zaman ıztırab, elem çeken
ARUG : Ottoman Turkish
f. Geğirme
ARUGDE : Ottoman Turkish
f. Öfkeli, kızgın
ARUN : Ottoman Turkish
f. İyi vasıflarla meşhur olmuş, güzel huylular
ARUS : Ottoman Turkish
Süslenmiş gelin, güveyi. * Güneş. Gök. * Kim: Kükürt
ARUS-İ CİHÂN : Ottoman Turkish
Dünya
ARUS-İ FELEK : Ottoman Turkish
Güneş
ARUS-ÜL KUR'ÂN : Ottoman Turkish
(Bak: Rahmân)
ARUSAN : Ottoman Turkish
(Arüs. C.) f. Gelinler, yeni evlenmiş kızlar
ARUSAN-I HULD : Ottoman Turkish
Cennet hurileri
ARUSANE : Ottoman Turkish
f. Geline yakışır şekilde
ARUSEK : Ottoman Turkish
f. Küçük gelin. * Yeşil ve pembe dalgalı sedef
ARUSÂN-I BÂĞ : Ottoman Turkish
Tarla çiçekleri
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani