Turkish
AS'AS : Ottoman Turkish
Kumdan yığılmış tepe. * Fesâd
AS'ASE : Ottoman Turkish
(Is'as) Yönelme. Arka çevirme. * Gece karanlığı gelmeğe başlamak veya gitmek. * Bulutun yere yakın olması
AS'ÂS : Ottoman Turkish
Gece çok gezip dolaşan kimse. * Kurt
ASA : Ottoman Turkish
f. (Gibi) manasına gelerek birleşik kelimeler yapılır. (Teşbih edatıdır.)
ASA' : Ottoman Turkish
Yaş olan şey kuruyup katılaşmak
ASA-YI İNKÂR : Ottoman Turkish
İnkâr değneği. Kabul etmeme
ASAB : Ottoman Turkish
Sinir. Damar
ASAB : Ottoman Turkish
sinir, damar
ASABE : Ottoman Turkish
Kuvvet, şiddet. * Bir tek sinir. * Baba tarafından akraba olanlar. * Bir kimseye yardım ve takviye eden akrabası takımı. * Fık: Eshab-ı Feraiz, hisselerini aldıktan sonra geri kalanı, terekeyi alan kimse. (Babası ve evladı olmayan kimseye vâris olan.)
ASABİ' : Ottoman Turkish
(Usbu'. C.) Parmaklar
ASABİYET : Ottoman Turkish
sinirlilik. gayret
ASABİYET-İ KAVMİYE : Ottoman Turkish
Vatanperverlik. Menfi milliyetçilik, Asabiyet-i câhiliye, asabiyet-i milliye, asabiyet-i nev'iyye gibi tabirler de aynı mânayı ifâde eder. (Bak: Asabiyet-i Câhiliyye)
ASABİYETEN : Ottoman Turkish
asabilik bakımından
ASABİYY-ÜL-MİZAC : Ottoman Turkish
Yaradılışça sinirli olan kimse. Yaradılışı itibâriyle asabi, hırçın, öfkeli olan
ASABİYYET : Ottoman Turkish
Sinirlilik. Fart-ı gayret. İmân ve İslâmiyeti, kendi akrabasını, vatanını, din veya milliyetini müdâfaa etmek gayreti. Hamiyyet
ASABİYYET-İ CAHİLİYYE : Ottoman Turkish
İslâmiyetten evvelki câhiliyyet asabiyyeti. Menfi milliyet. Irkçılık, yani, aşırı derecede kendi kavim ve kabilesini koruma ve iltizam gayreti.(Asabiyyet-i cahiliyye, birbirine tesanüd edip yardım eden gaflet, dalâlet, riya ve zulmetten mürekkeb bir mâcundur. Bunun için menfi milliyetçiler, milliyeti mâbud ittihaz ediyorlar. Hamiyyet-i İslâmiyye ise, nur-u imândan in'ikâs edip dalgalanan bir ziyadır. M.N.)
ASABİYYETEN : Ottoman Turkish
Asabi olarak. Sâde kendi milliyetini, soyunu sevmekle
ASABÎ : Ottoman Turkish
Sinirli. Öfkeli
ASABÎ : Ottoman Turkish
sinirli
ASAF : Ottoman Turkish
Süleyman Peygamberin (A.S.) veziri. Vezir. * Bir ot ismi
ASAF-REY : Ottoman Turkish
Düşüncesi Asaf'ınki gibi akıllıca olan vezir
ASAFİR : Ottoman Turkish
(Usfur. C.) Serçe kuşları
ASAFÂNE : Ottoman Turkish
f. Bir vezire yakışır surette ve hâlde
ASAGİR : Ottoman Turkish
(Asgar. C.) Şeref ve itibar bakımından küçük olanlar. Çok küçük şeyler
ASAGİR Ü EKÂBİR : Ottoman Turkish
f. İtibar ve mevkice küçükler ve büyükler
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani