Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
BA-VEKAR : Ottoman Turkish

Ciddi, vakarlı, ağırbaşlı

BAAD : Ottoman Turkish

Helâk olmak

BAAS : Ottoman Turkish

(Bak: Ba's)

BAB HARCI : Ottoman Turkish

Mahkemelerde kadıların, naiblerin, mal ve mukataa kalemlerinde bulunan memurların aldıkları bir nevi harç

BAB(A) : Ottoman Turkish

f. Evlat sahibi erkek. Ata, ecdat. * Gemi halatlarının bağlandığı yer. * İnşaatta ağırlıkların bindirildiği direk. * Mânevi rehber, şeyh. * Bektaşi şeyhi. * Hayırhah ve muhterem. * Daha çok zencilerde olan bir hastalık cinsi.Aile reisi babadır. Babanın hayatta en büyük eseri, yetiştireceği hayırlı evlâttır. Evlâdın yaptığı hayır ve sevap işleri, onu yetiştiren babanın amel defterine de geçer. Her baba çocuğunu müslüman olarak yetiştirmekle görevlidir. Evlâd da dine aykırı olmayan emirlerini saygı ile yerine getirmekle yükümlüdür. İslâm ailesinde baba-evlat ilişkisi sadece bu dünya hayatıyla sınırlı değildir. Ebedi âlemde de devam edeceği esasına göre olur

BABA-YI ATİK : Ottoman Turkish

Babaeski. (Trakya'da bir şehir)

BABA-YI ÂLEM : Ottoman Turkish

Hz. Adem (A.S.)

BABACAN : Ottoman Turkish

Biraz kalender davranışlı, cana yakın

BABAYAN : Ottoman Turkish

(Baba. C.) f. Tarikat babaları, şeyhleri. Bektaşi şeyhleri

BABAYİĞİT : Ottoman Turkish

Yetişmiş delikanlı, tam bedenî kuvvetini almış genç. Cesur, yiğit

BABET : Ottoman Turkish

f. Bent, fırka. * Münasip bir şey. Taalluk, münasebet, alâka, ilişki

BABEYN : Ottoman Turkish

İki kapı. * Mc: Dünya ve âhiret

BABUR : Ottoman Turkish

(Zahirüddin Muhammed) Hindistan'da büyük Müslüman Türk devletinin kurucusu ve Timur'un beşinci göbekten torunudur. Fergana Emiri olan babası Ömer Şeyh'in ölümünden sonra tahta geçmiştir. (1494)

BABUR-NAME : Ottoman Turkish

f. Bâbur Şah'ın Vekayi ismindeki meşhur hatıra kitabı

BABZEN : Ottoman Turkish

f. Ağaçtan veya demirden yapılmış olan kebap şişi

BABÜK : Ottoman Turkish

Ahmak, sersem adam

BACENG : Ottoman Turkish

f. Baca. * Ufak pencere. Tepe penceresi

BAD' : Ottoman Turkish

Kesmek. Yarmak. * Suya kanmak

BAD'A : Ottoman Turkish

(C.: Bida') Et parçası

BAD-BAN : Ottoman Turkish

f. Yelken. * Gemi sereni

BAD-BAZ : Ottoman Turkish

f. Yelpaze

BAD-BEDEST : Ottoman Turkish

f. Elinde avucunda birşey bulunmayan. İflas etmiş

BAD-BER : Ottoman Turkish

f. Uçurtma. * Daima kendini methettiği halde elinden bir iş gelmiyen kimse

BAD-BİZ : Ottoman Turkish

f. Yelpaze

BAD-DAR : Ottoman Turkish

f. Mağrur, kibirli. * Divane, deli. * İri vücut, şişman. * Hiç bir işle alâkası bulunmayan kişi