Turkish
BEREKET : Ottoman Turkish
"Bolluk. Çokluk. Feyiz. Cenab-ı Hakk'ın lütfu, ihsanı. Uğurluluk. Meymenet, saadet.(.. Kanaat-ı kat'iye verecek derecede tecrübeler vardır ki: Nasıl çocukların aczlerine binâen rahmet tarafından rızıkları hârika bir sûrette memeler musluklarından gönderiliyor ve akıttırılıyor... Öyle de, mâsumiyet kesbeden imanlı ihtiyarların rızıkları da, bereket sûretinde gönderiliyor. Hem bir hânenin bereket direği, o hanedeki ihtiyarlar olduğu; hem bir hâneyi belâlardan muhafaza edici, içindeki beli bükülmüş mâsum ihtiyarlar ve ihtiyareler bulunduğu, Hadis-i Şerifin bir parçası olan $ yani: ""Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasaydı, belâlar sel gibi üzerinize dökülecekti."" diye ferman etmekle, bu hakikatı isbat ediyor. L.)"
BEREKET : Ottoman Turkish
olluk, çokluk, feyiz
BEREKÂT : Ottoman Turkish
(Bereket. C.) Bereketler. Bolluklar
BEREKÂT : Ottoman Turkish
ereketler
BEREM : Ottoman Turkish
f. Asma ve kabak çardağı. * Üzüm çubuklarının altına konulan çatal şeklindeki ağaç. Herek
BERENCEN : Ottoman Turkish
f. Kadın bileziği
BEREND : Ottoman Turkish
f. Nakışı olmayan ipek kumaş. * Keskin olan hançer, kılıç, pala v.b. âletler. * Kılıcın suyu
BERENDAHTE : Ottoman Turkish
f. Yükseğe çıkarılmış, üste çıkarılmış. Yükseğe kaldırılmış
BERENDÂZ : Ottoman Turkish
kaldırıp atan
BERERE : Ottoman Turkish
(Bârr ve Berr. C.) Dindar ve temiz kimseler. Takvâ ehli olan, her çeşit günahlardan sakınanlar. Çok hayır sahibi kimseler
BERESTÛK : Ottoman Turkish
Kırlangıç denilen deniz balığı
BEREVÂT : Ottoman Turkish
(Berat. C.) Eskiden bir kimseye nişan, rütbe veya imtiyaz verildiğini bildiren fermanlar
BEREZE : Ottoman Turkish
(Bak: Bürüz)
BERF : Ottoman Turkish
f. Kar
BERF-DÂN : Ottoman Turkish
Buzhane, buzluk, karlık
BERF-DÂR : Ottoman Turkish
f. Karlı
BERF-NAK : Ottoman Turkish
f. Kış yaz devamlı karlı olan yer
BERF-ÂB : Ottoman Turkish
f. Karlı soğuk su. Kar suyu
BERF-ÂLUD : Ottoman Turkish
f. Kar içinde, kara batmış
BERFEND : Ottoman Turkish
f. Asker, nefer, er. * Güzel ve hoş söz. * Derin yer
BERFİN : Ottoman Turkish
f. Kar ile ilgili, kardan
BERFÛK : Ottoman Turkish
f. Şeftali yemişi
BERFÛZ : Ottoman Turkish
f. Ağzın dış kenarı, dudakların çevresi
BERG : Ottoman Turkish
f. Sed, bend.BERG
f. Yaprak. * Azık. * Azm, kasd. * Hazırlık. Mal, mülk. * İntizam-ı hal. * Serencam
BERG-İ DİRAHT : Ottoman Turkish
Ağaç yaprağı
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani