Turkish
BİTKE : Ottoman Turkish
Kesinti. * Kesilen bir nesnenin ufak parçaları, cüz'leri
BİTLAB : Ottoman Turkish
f. Hurma çiçeğinin tomurcuğu
BİTTABÎ : Ottoman Turkish
tabiatıyle
BİTTAHRİK : Ottoman Turkish
Hareket ettirerek, oynatarak. * Kışkırtarak, teşvik ederek
BİTTAKDİR : Ottoman Turkish
takdirle
BİTTASAVVUR : Ottoman Turkish
Tasavvur ile, niyet ederek, düşünerek. (Bak: Tasavvur)
BİTTECRÜBE : Ottoman Turkish
tecrübeyle
BİTTEDRİC : Ottoman Turkish
Yavaş yavaş
BİTTÂB : Ottoman Turkish
tabiatıyla
BİTYAR(E) : Ottoman Turkish
f. Elem, keder, tasa, sıkıntı
BİTÜM : Ottoman Turkish
Yerin altında bulunup sıvı ve sarımtırak veyahut katı ve kara bir durum ve renkte olan maddedir ki, asfalt yol yapılırken kullanılır
BİV : Ottoman Turkish
f. Güve
BİVAN : Ottoman Turkish
Çadır direği
BİVAR : Ottoman Turkish
"f. ""Onbin"" sayısı."
BİVAZ : Ottoman Turkish
f. Yarasa kuşu. Muvâfakat, kabul
BİVE : Ottoman Turkish
f. Dul kadın, kocasız kadın
BİVEGÎ : Ottoman Turkish
f. Dulluk. Kocasız kadının hâli
BİYA' : Ottoman Turkish
(Bia. C.) Kiliseler
BİYAET : Ottoman Turkish
(C.: Biyâât) Satılık mal
BİYAH : Ottoman Turkish
(C.: Büyâh) Ufak balık
BİYAN : Ottoman Turkish
Gece. Gece ile gelen belâ
BİYEDÎ : Ottoman Turkish
elimi
BİYOCOĞRAFYA : Ottoman Turkish
yun. Nebat ve hayvanların yer yüzünde dağılışını ve sebebelerini tetkik eden ilim kolu. Hayatî Coğrafya. Biyojeografi
BİYOELEKTRİK : Ottoman Turkish
Canlı varlıkların vücutlarında yaratılmış olan elektrik. (Bu elektriğin varlığı, hususi âletlerle anlaşılır)
BİYOFİZİK : Ottoman Turkish
Canlıların bünyelerindeki hâdiselerin fizikî cephesini inceleyen ilim kolu
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani