Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
BİYOGRAFİ : Ottoman Turkish

ir kimsenin hayatını anlatan eser

BİYOKİMYA : Ottoman Turkish

Canlıların kimya ile ilgili yapılarını, tepkilerini, belirtilerini inceleyen bilim dalıdır.
Asırda başlatılan bu çalışmalarla proteinler, vitaminler, hormonlar anlaşılır duruma gelindi

BİYOLOG : Ottoman Turkish

Biyoloji ilmiyle uğraşan âlim

BİYOLOJİ : Ottoman Turkish

"yun. Canlı varlıkları inceliyen ilim. Hayvanları inceleyen bölümüne zooloji; bitkileri inceleyen bölümüne botanik denir. Biyoloji, incelediği konulara göre çeşitli isimler alır. Canlının dış yapısını inceleyen: Morfoloji; dokuları inceleyen; histoloji canlıların büyüyüp gelişmelerini: embriyoloji; hayatî faaliyetleri inceleyen: fizyoloji; iç salgı bezlerin faaliyetlerini inceleyen: endrokrinoloji; hastalık hallerini inceleyen: patoloji; canlıların sınıflandırılmasını yapan: sistematik; bitki veya hayvan neslinin ıslahı ile uğraşan: zootekni; mikroskobik canlıları inceleyen: mikrobiyoloji'dir. İç yapısını inceleyen: anatomi; hücreleri inceleyen; sitolojidir."

BİYONİK : Ottoman Turkish

Canlıların, yaşadıkları muhit içinde değişen şartlara uygun nasıl hareket ettiklerini inceleyerek canlıları model almak suretiyle benzer hareketleri yapabilecek makinelerin yapılması işiyle uğraşan ilim ve fen

BİYOTERAPİ : Ottoman Turkish

Tıb: Bazı hastalıkların tedavisinde canlı varlıklardan faydalanma usûlü

BİYOĞRAFİ : Ottoman Turkish

Şahısların hayatlarını mevzu edinen yazı çeşitlerine verilen isim

BİYT : Ottoman Turkish

Kuvvet

BİYZ : Ottoman Turkish

(Bîd) Parlak ve beyaz

BİZA' : Ottoman Turkish

Birisine kaba muamelede bulunma. * Faydasız, boş yaramaz söz

BİZARE : Ottoman Turkish

f. Desise, hile, tuzak

BİZAZ : Ottoman Turkish

(Bak: Bezazet)

BİZİŞK : Ottoman Turkish

f. Tabib, hekim, doktor

BİZİŞKÎ : Ottoman Turkish

f. Doktorluk, hekimlik, cerrahlık

BİZLAH : Ottoman Turkish

Geveze, boşboğaz, çenesi düşük

BİZLE : Ottoman Turkish

Gündelik elbise

BİZR : Ottoman Turkish

(C.: Büzûr) Sebzevât. * Kuru ot tohumu

BİZZ : Ottoman Turkish

Açmak, feth

BİZZARURE : Ottoman Turkish

zaruri olarak

BİZZÂT : Ottoman Turkish

kendisi

BİZÂTİHİ : Ottoman Turkish

Kendi kendine, aslında, kendiliğinden, esasında, kendisi, yalnızca zâtından, aslından

BİZÂTİHİ : Ottoman Turkish

kendiliğinden

BİÇİZ : Ottoman Turkish

f. Pek küçük ve değersiz şey

BİÇİŞK : Ottoman Turkish

f. Doktor, hekim

BİÇREK : Ottoman Turkish

f. Kandırılıp aldatılarak kendisiyle daima alay edilen kimse