Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
BÜZÜRGÂN : Ottoman Turkish

(Büzürg. C.) Büyükler, azimler, cesimler, ulular

BÜZÜRGÂNE : Ottoman Turkish

f. Büyük, ulu bir kimseye yakışacak sûrette

BÜZÜRGÎ : Ottoman Turkish

f. Azîm olmak. Büyüklük. Ululuk

BÜÇ : Ottoman Turkish

f. Avurt. Ağzın iç tarafı

BÜÜRE : Ottoman Turkish

Çukur kazmak. * Çukur

BÜŞ : Ottoman Turkish

f. At yelesi. * Kahkül. * Noksan, eksik

BÜŞİY : Ottoman Turkish

Fakir ve evlâdı çok olan kimse

BÜŞRA : Ottoman Turkish

Müjde. Sevinçli, hayırlı haber. * İncil'in bir ismi

BÜŞRÂ : Ottoman Turkish

müjde

BID' : Ottoman Turkish

(Bıd'a) Geceden bir kısım. * Üçten ona ve onikiden yirmiye varana kadar olan sayılar. * Cima, nikah

BIDAA(T) : Ottoman Turkish

Bilgi. * Sermaye

BIDADA : Ottoman Turkish

Derinin nazik ve yumuşak olması

BIDIŞGAN : Ottoman Turkish

Sarmaşık otu

BIGA' : Ottoman Turkish

Zina etmek

BIGYE : Ottoman Turkish

Azgınlık. * Sıçramak

BIGZA : Ottoman Turkish

şiddetli nefret. Hiç sevmeyiş

BIHRİT : Ottoman Turkish

Mücerred ve hâlis nesne

BIKA : Ottoman Turkish

(Buka. C.) Topraklar, memleketler, ülkeler

BILGIN : Ottoman Turkish

Musibet, belâ, felâket, âfet

BINGILDAK : Ottoman Turkish

Yeni doğmuş olan çocuğun kafasının üst tarafı. Bu kısım yumuşaktır

BIRANDA : Ottoman Turkish

Alm. Savaş gemilerinde, askerlerin yattığı asılı yatak

BIRTIL : Ottoman Turkish

(C.: Berâtıl) Rüşvet. * Meşru olmayarak, kanunen bir iş gördürmek için vazifeli olan kimseye rüşvet olarak verilen şey ki, para vesair menfaatlardır

BITA : Ottoman Turkish

Ağır davranma, gevşek davranma, gecikme

BITAKA : Ottoman Turkish

(C.: Batâik) Varaka, pusla kâğıdı

BITANE : Ottoman Turkish

Gizlenilen hâl. Gizli şey. Herkesin görüp bilmesi istenilmeyen ve aşikâr olmayan şey. * Mahrem, sırdaş. * Astar. * Bir şehrin ortası, merkezi