Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
CAMUS : Ottoman Turkish

Su sığırı. Manda. Kömüş

CAMUS : Ottoman Turkish

manda

CAMÎ : Ottoman Turkish

(Molla Camî) Hi:
898 Büyük bir İslâm müellifidir. Asıl adı: Abdurrahman'dır. Yüze yakın eser vermiştir

CAN : Ottoman Turkish

"f. Yaşayış. Diride olan kudret, kuvvet. Hayat cevheri. Madde ilimleri, maddenin; hayat ilimleri (biyolojik ilimler) hayatın ne olduğunu açıklıyamamışlardır. Aslında bunların konusu da madde, hayat ve ruhun kendisi değil, bunların tezahürleri yani olay haline gelen tesirleridir. Deney ilimlerinin vazifesi bu olaylar arasındaki ilişkinin değişmeyen tarafını bulmaktır. Bunun ötesinde ilmin söyleyeceği bir sözü yoktur. Buna rağmen bazı kendini bilmez cahiller, ilim adını kötüye kullanarak ilmin sustuğu yerde kendileri konuşuyor ve hayat ve ruhu madde ile açıklamaya kalkışıyorlar. Oysa maddenin de ne olduğunu biliyor değildirler. Biz müslümanlar madde gibi hayat ve ruhun da Allah'ın kudretinin eserleri olduğunu biliyor, birini diğerinin yerine koymuyoruz. Allah görünen ve görünmeyen âlemler yaratmıştır. Onun kudretinin ve yaratmasının sınırı yoktur. Madde, yarattıklarının sadece bir çeşitidir. Varlığı maddeden ibaret sanmak aklı gözüne inmiş olan akılsızların batıl bir inancıdır. * Mc: Sevgili, dost."

CAN-AFERİN : Ottoman Turkish

f. Yaratıcı

CAN-AVER : Ottoman Turkish

Zihayat, canlı, yaşayan. Hayatdar. * Domuz, canavar, hınzır. * Zararlı hayvan

CAN-AZAR : Ottoman Turkish

f. Can yakan, can inciten, eziyet veren. Acı çektiren

CAN-BAHŞ : Ottoman Turkish

f. Hayat bağışlayan, can veren. Sevgili. Cenâb-ı Hak. Allah

CAN-EFŞAN : Ottoman Turkish

f. Bir dâvâ uğrunda canını veren, canını feda eden

CAN-FERSA : Ottoman Turkish

f. Can dayanamıyacak derecede

CAN-GEZA : Ottoman Turkish

f. Ruh sıkıcı, can sıkıcı. Tehlikeli olan, öldürücü

CAN-GÎR : Ottoman Turkish

f. Can sıkıcı, ruh sıkıcı

CAN-GÜZAR : Ottoman Turkish

f. Cana dokunan, candan geçer olan

CAN-NİSAR : Ottoman Turkish

f. Canını harcayan, canını fedâ eden

CAN-SİTAN : Ottoman Turkish

f. Can çıkarıcı, ruh alıcı. İnsana bela olan. Güzel

CAN-ŞİKEN : Ottoman Turkish

f. Azrâil (A.S.)

CANA : Ottoman Turkish

f. Ey sevgili! Ey can!

CANAN : Ottoman Turkish

f. Sevgili, güzel, sâhib-i cemâl. * Canlar, ruhlar

CANAVAR : Ottoman Turkish

f. Can alıcı, kahredici. * Vahşi, yırtıcı hayvan. Kurt

CANAVAR : Ottoman Turkish

can alıcı

CANBAZ : Ottoman Turkish

(C.: Canbazan) Can ile oynayan, canını tehlikeye koyan, canbaz. * Hayvan alış-verişi ile uğraşan kimse. * Aldatan, hilekâr, hile yapan. * Eskiden atlı fedai asker

CANBELEB : Ottoman Turkish

Ölecek halde, canı dudakta

CANDADE : Ottoman Turkish

f. Bir şeye candan bağlanmış. Can vermiş, candan bağlanan

CANDANE : Ottoman Turkish

f. Tepe ile alın arasındaki yer, bıngıldak. Beyin

CANDAR : Ottoman Turkish

f. Diri, canlı, zihayat, ziruh. * Silâhlı kimse. * Muhafız, koruyucu, emniyet memuru. * Yol yiyeceği, azık