Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
CÜMMAR : Ottoman Turkish

Hurma yağı denilen beyaz bir maddedir ve hurma ağacının başından çıkar ve araplar onu yerler

CÜMMEL : Ottoman Turkish

(Cümel) Harflerin, sayı kıymetine göre hesaplanması. Ebced. (Bak: Ebced) * Bir kaç urganın birleştirilmesinden meydana gelmiş olan çok kalın gemi halatı

CÜMMET : Ottoman Turkish

Suyun biriktiği yer. * Başta toplanan saç. * Omuzlara inen saç

CÜMMEYZ : Ottoman Turkish

İncire benzer bir yemişin adı

CÜMRE : Ottoman Turkish

Süvari alayı, bin atlı cemaat

CÜMSE : Ottoman Turkish

Hurma koruğu

CÜMUD : Ottoman Turkish

Donuk. Katı. Sert. * Mc: Gayretsiz. * Soğukluk

CÜMUD-U AYN : Ottoman Turkish

Göz donukluğu

CÜMUDİYE : Ottoman Turkish

Büyük buz dağ. Glâsiye. Buzul. Aysberg

CÜMUM : Ottoman Turkish

Suyu çok olan kuyu. * Su kuyuda çok olmak (mânâsına mastardır)

CÜMZA : Ottoman Turkish

Seri davar

CÜMZAN : Ottoman Turkish

Hurma nevilerinden bir hurma

CÜMZE : Ottoman Turkish

Toplanmış hurma

CÜMÂD-EL-ÂHİRE : Ottoman Turkish

Arabi ayların altıncısının adı

CÜMÂD-EL-ÛLÂ : Ottoman Turkish

Arabi ayların beşincisi. Cemazi-yel-evvel

CÜMÂDE : Ottoman Turkish

Arabi ayların beşinci ve altıncısının adı

CÜMÛD : Ottoman Turkish

cansız, donuk

CÜMÛDET : Ottoman Turkish

cansızlık, donukluk

CÜMÛDİYE : Ottoman Turkish

uzul

CÜMÛDİYET : Ottoman Turkish

donukluk, katılık

CÜMÛS : Ottoman Turkish

Donmak

CÜNABE : Ottoman Turkish

f. İkiz çocuk

CÜNAF : Ottoman Turkish

Kuruluk

CÜNAH : Ottoman Turkish

"Bir şeyi basıp meylettiren sıklet demek olup, harec, sıkıntı ve alel-ıtlak ism-i vebal mânasına da gelir ki, ""günah"" kelimesinin aslı budur. (E.T.) (Bak: Günah)"

CÜNBİDE : Ottoman Turkish

f. Sallanmış, kımıldanmış, hareket etmiş