Turkish
EDEBİYYÛN : Ottoman Turkish
edebiyatçılar
EDEBÎ : Ottoman Turkish
Edebe dâir. Güzel söylenmiş yazı. Edebiyata âit. Ehl-i edebe, terbiyeli, ahlâklı ve edebli olanlara dâir ve edebe mensup ve müteallik
EDEBÎ : Ottoman Turkish
edeple ilgili, güzel söz ve yazı
EDEME : Ottoman Turkish
"Derinin iç yüzü. (Dış yüzüne ""beşere"" derler.)"
EDEVAT : Ottoman Turkish
(Edat. C.) Aletler. Takımlar, parçalar. * Gr. Fiil veya isimlere eklenen küçük kelime veya harfler. Edatlar
EDEVAT-I KİTABET : Ottoman Turkish
Yazı vasıtaları
EDEVÂT : Ottoman Turkish
âletler
EDEYAN : Ottoman Turkish
f. Çok koşan hayvan
EDFA : Ottoman Turkish
(Edfâk) Beli kamburlaşıp bükülmüş kimse. * Uzun boynuzlu keçi. * Kanadı uzun kuş
EDFER : Ottoman Turkish
İğrenilen, tiksinilen, nefret edilen şey
EDGAM : Ottoman Turkish
Yüzü ve dudaklarının etrafı siyah olup, sâir bedeni başka renk olan at
EDHAK : Ottoman Turkish
Daha uzak, daha ırak
EDHAN : Ottoman Turkish
(Dühn. C.) Sürülecek güzel kokulu yağlar
EDHAR : Ottoman Turkish
Eb'ad ve erzel kimse
EDHEM : Ottoman Turkish
(C.: Dühem-Edâhim) Karayağız at
EDHİNE : Ottoman Turkish
(Duhân. C.) Duhanlar, dumanlar, sisler. * Tütünler
EDİ : Ottoman Turkish
Küçük ve şerir (adam). * Küçük kap
EDİB : Ottoman Turkish
Edebiyatçı. Güzel ve san'atlı söz söyleyen veya yazan. * Edebli, terbiyeli.(Edibler edebli olmalı, hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddib olmalı. Ve onların sözleri, kalb-i umumi-i müşterek-i milletten bitarafane çıkmalı. Ve matbuat nizamnamesini, vicdanınızdaki hiss-i diyânet ve niyet-i hâlisa tanzim etmeli. İk. M.)
EDİB-İ BÎ-MÜDANÎ : Ottoman Turkish
Eşsiz edebiyatçı
EDİBÂNE : Ottoman Turkish
f. Edibe yakışır, terbiyeli bir surette. Edebiyatçı gibi
EDİLLE : Ottoman Turkish
(Delil. C.) Deliller, işaretler. Alâmetler. Rehberler. İsbat vasıtaları
EDİLLE : Ottoman Turkish
deliller, kanıtlar
EDİLLE-İ AKLİYE : Ottoman Turkish
Akıl ile bulunan isbat vâsıtaları, akli deliler
EDİLLE-İ ASLİYE : Ottoman Turkish
(Bak: Edille-i erbaa)
EDİLLE-İ ERBAA : Ottoman Turkish
(Edille-i şer'iye) Fık: Fıkıh ilminin istinad ettiği deliller: Kitab (yani Kur'an-ı Kerim'deki deliller), sünnet, icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukaha. (Usul-ü erbaa ve edille-i asliye tabirleri de aynı mânada kullanılır.)
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani