HAKK
HAKK : Az Turkish Farsi
: نافرمان. (← هاق) هاكّ اوْلماق (hakk olmaq) = هاكّورْد اوْلماق (hakkurd olmaq)
لجاجت به خرج دادن، پيله كردن، به جان كسي افتادن. هاكّ-و-هوك (hakk-o-huk)
سر و صدا، هاي و هوي
"HAKK" IN Other Languages
HAKK : Turkish Risale
(Bâtılın zıddı) Doğru. Gerçek. Vâcib ve lâzım olan. Her sâbit ve doğru olan şey. Adalet. Herkesin meşru olan salahiyeti, iktidarı, bir şey üzerindeki mâlikiyyeti. * Dâva ve iddia. * Hakikate uygunluk. * Geçmiş, harcanmış emek. Pay, hisse. * Münasib * Din. İslâmiyyet. * Kur'an. * Vukuu vâcib, geleceği şüphesiz olan. * Kıyamet. * Mahz-ı hakikat. * Yapacağını yalansız yapan kimse. * Musibet
HAKK : Ottoman Turkish
Kazıma. Oyma. Maden üzerine yazı işlemek
HAKK : Ottoman Turkish
doğru, gerçek, pay, adalet, din
HÂKK : Ottoman Turkish
kazma, oyma