HALB
HALB : German Turkish
yan, yanm, nim, nisif, bucuk; e-€
e Stunde yanmsaat; Es ist ^ eins. Saat yanmdir. um ^ eins saat yanmda; Es schlägt ~. Saat yanmi callyor. Es ist ^ drei (Uhr). Saat iki bucuktur.
er Ton mus. yanm ses;
e Note mus. ikilik, beyaz, blans;
er Schlag naut. bir volta; ein
es Jahr alti ay; Zwei Qe machen ein Ganzes, tki yanm bir bütün eder. das
e Leben yan ömür;
er Strich (5°37 30") naut. yanm kerte; ein
er Liter Bier bir dömi; — und ^ yan yanya; die
e Stadt sehrin yansi; nicht ^ so groß yan boyda bile degil;
e Maßnahmen pl. yan ted-birler; Die
e Arbeit ist getan. Isi ortaladik. Er aß das
e Brot auf. Ekmegin yansini yedi. Qe Kraft voraus! naut. Yanm yol ileri! ~ soviel yansi kadar; Die Sache ist ^ so schlimm. Mesele pek o kadar kötü degil; auf
em Wege stehenbleiben yan yolda kalmak; auf
em Wege umkehren yan yoldan dönmek; j-m auf
em Wege entgegenkommen
b-ne yan yolda rast gelmek
fig. bir kompromi yap-1 mak; nur mit
em Ohr zuhören söylenen seye pek kulak i asmamak Qaffen pl.zo. maymunsular, hayaliye, makim-siler
amtlich nimresmi, yanresml 2baumwolle /dömiko-ton 2bildung/noksan tahsil 9blut n l. yankan
(Mensch) meiez
(Pferd) (a. ^blüte^) dömisan; arabisches ^ Arap kirmasi at Qbruder m yalniz ana veya baba bir erkek kar-des 2dunkel n alaca karanlik; losluk
dunkel los 2edel-stein m elmas, yakut, zümrüt v. s. lere nispetle daha ucuz klymetli tas •halben (in Zss.) s. halber
HALB : German Turkish
yarı; yarım; kısmen; buçuk
HALB : German Turkish
{halp} yarım
HALB : German Turkish
yarım, yarı, buçuk
HALB : German Turkish
yarım