HALS
HALS : German Turkish
m \\. boyun
(Kehle) girtlak, bogaz, gerdan
(Flaschen~) agiz
(bei S. i.) sap, kol; Der Kerl kann den ~ nicht voll genug kriegen. F Bu adam paraya kanmiyor. e-n langen ~ machen boyun uzatmak; sich den ^ brechen boynu altinda kalmak; Das kann ihm den ~ kosten. Bu iş onun hayatina mal olabilir. sich den ^ verrenken (vor Neugierde) F boyun uzatmak; Facharzt für Hals-, Nasen-und Ohrenkrankheiten kulakci; sich j-m an den ~ werfen F boynuna atılmak; bis an den ~ in Schulden stecken girtlagma kadar borclu olm.; j-m alles Üble an den ~ wünschen b-ne belä okumak; j-n auf dem ~ haben b-ne yük olm.; b-le hasir nesir olm.; sich e-e Plage auf den ^ laden basina bir belä acmak;|flus vollem ~ ağız dolusu; aus vollem ~ lachen kahkaha ile gülmek; aus vollem
^ schreien avaz avaz (od. avazi ciktigi kadar) bagirmak; b-nin sesi ayyuka cikmak; aus dem ^ riechen nefesi kokmak; barfuß bis zum ^ F hum. cirilciplak; Das Wasser steht ihm bis zum ^ fig. Girtlagma kadar borcludur. Ifläsa yüz tutmus. j-m im ~ steckenbleiben b-nin boga-zinda kalmak; et. in den falschen ^ bekommen fig. F yanlis mana vermek; ^ über Kopf l. tepetakla, tepeüstü
(hastig) palas pandiras; hizia, alelacele; paldir küldür; V: apar topar; ~ über Kopf davonrennen pabucsuz kac-mak; j-m um den ~ fallen boynuna sarilmak; sich vom
e schaffen (z. B. lästigen Menschen) yakadan atmak; bastan savmak; V: asirmak; Bleib mir damit vom ^1 Ozerime düsmel j-m zum ^ heraushängen F canma yetmek
HALS : German Turkish
oyun; boğaz
HALS : German Turkish
" e {hals} r boyun; boğaz."
HALS : German Turkish
" [der] boyun; boğaz, gırtlak; (şişe) ağız"
HALS : German Turkish
oyun; boğaz
HALS : Turkish Risale
Bir şeyi soymak. Çalmak. Kapmak. * Dibinden taze yetişen çayırla karışık olan kuru çimen
HALS : Ottoman Turkish
Bir şeyi soymak. Çalmak. Kapmak. * Dibinden taze yetişen çayırla karışık olan kuru çimen